(5271 S. K. m. 288, 289, 294, 301) (5237 S. K. m. 53, 109, 149)
Dava ve Karar: Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık ... ve ... müdafiileri duruşmalı inceleme isteminde bulunmuş ise de; hükmolunan ceza miktarına göre 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 318. maddesi gereğince duruşmasız olarak yapılan incelemede;
5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanunun 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı kanunun 301. maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ... ve müdafiinin temyiz talebinin; müştekinin şikayetten vazgeçtiğine ve beyanlarının soyut olduğuna, sanığın suç işleme saikiyle hareket etmediğine, TCK md.109 ve 149 un unsurlarının oluşmadığına, müşteki tarafından soruşturma aşamasında zararın tazmininin engellendiğine, sanığın cinsel saldırı suçuna iştirak etmediğine yönelik olduğu; sanık ... ve müdafiinin temyiz talebinin sanığın lehine olan delillerin tartışılmadığına, mağdurla rızaya binaen birlikte olduğuna, görüntülerin mağdurun rızası doğrultusunda kayda alındığına, yağma suçuna ilişkin delil bulunmadığına, zarar tazmininin soruşturma aşamasında mağdur tarafından engellendiğine, zararın soruşturmada tazmin edildiği kabul edilerek daha fazla indirim yapılması gerektiğine, tüm suçlar yönünden yeterli delil bulunmadığına, alt sınırdan uzaklaşmayı gerektirecek neden bulunmadığına ilişkin; sanık ... müdafiinin sanığın cinsel saldırı suçunu işlemediği, kamera kayıtlarından mağdurun zorla tutulduğuna dair delil bulunmadığına, sanığın suça iştirak etmediğine, tüm suçlar yönünden, mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına ilişkin olduğu belirlenerek anılan sebeplere yönelik yapılan incelemede;
15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 10. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinde yapılan değişikliğin, infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı görülmüştür.
Oluş ve dosya içeriğine göre; sanıklar hakkında nitelikli yağma, cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
Ayrıca dosyada CMK'nın 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık hâllerinin herhangi birinin varlığı da tespit edilememiştir.
Sonuç: Oluş ve dosya içeriğine göre, sanıklar ..., ... ve ... hakkında nitelikli yağma, cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından suçundan kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık ... ve müdafiinin, sanık ... ve müdafiinin, sanık ... müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8.Ceza Dairesinin 26/04/2021 günlü, 2021/944 E.-2021/610 K. sayılı “İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi” kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN ONANMASINA, dosyanın mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine, 14/09/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)