(743 S. K. m. 85, 86, 457) (818 S. K. m. 244) (1136 S. K. m. 164)
Dava: Mahalli Mahkemesinden verilmiş bulunan yukarda tarih ve numarası yazılı Nişandan Tazminat davasına dair karar Davacılar Vekili Avukat Ö. O. tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacılar nişanın bozulması sebebiyle davalı yerinde kalan hediyelerin aynen, alamadığı takdirde bedeli 51,620 liranın ve davalı da karşılık dava ile kızlığının bozulması sebebiyle manevi tazminat olarak (50.000) liranın tahsilini istemişlerdir. Mahkemece açılan davalar red olunmuş ve hüküm taraf vekillerince temyiz olunmuştur.
Hediyelerin iadesini isteyenler ölen nişanlı erkeğin mirasçıları olan anne ve kardeşi, nişanlı kız aleyhine ve manevi tazminat isteğinde bulunan ise, nişanlısını kasden öldüren nişanlı kız olup dava nişanlı erkeğin mirasçıları anne ve kardeşi aleyhlerine açılmıştır.
1- Nişanın bozulmasından doğan manevi tazminat hakkı şahsa bağlı haklardandır. M.K. nun 85. maddesinin son fıkrası hükmünce manevi tazminat davası ancak, nişanlı aleyhine açılabileceğinden mirasçıya intikal etmez. Şu kadarki miras açıldığı zaman iddia kabul edilmiş veya dava açılmış ise, o zaman davacıya intikali mümkündür. Olayda böyle bir durum yoktur. Bu itibarla manevi tazminat talebinin reddine ilişkin hüküm kısmına karşı nişanlı kız tarafından ileri sürülen temyiz itirazları yerinde görülmediğinden hükmün esasının onanması gerekir.
2- Nişan hediyelerinin istirdadına gelince: Medeni K.nun 86. maddesi bu hakkı nişanlılara tanımış olup ölüm sebebiyle bozulan nişandan dolayı hediyelerin geri alınmasına cevaz vermemiştir. Ancak, nişanlının ölümüne gerek kasden ve gerek ihmal suretiyle sağ kalan taraf sebebiyet vermiş ise maddenin kesin açıklığına rağmen istirda da cevaz vardır. Çünkü Medeni K.nun 457. maddesinin 1. numaralı fıkrası ile B.K.nun 244. maddesinin aynı numaralı fıkrası bu hal tarzım gerektirmektedir. (Esat Arsebük Medeni Hukuk Cilt 2, baskı 1940 Sh. 543 ve Cürti ve Farrer, kanun medeni şerhi baskı 1930 Cilt 1, Sh. 161, not 6)
Bu itibarla kız, nişanlı olan erkeği kasden öldürdüğüne nazaran erkeğin mirasçıları olan anne ve kardeşinin dava hakkı bulunduğunun kabulü gerekirken mahkemece bundan zühulle hediyelerin istirdadı, olamadığı takdirde bedelinin tahsiline ilişkin istemin reddine karar verilmesi isabetsizdir.
3- Manevi tazminat talebinin reddi halinde, avukatlık ücret tarifesinin II. maddesinin son fıkrası hükmünce tarifesinin 2. kısmının 2. bölümü uyarınca: Maktu vekalet ücreti takdiri gerekirken nispi vekalet ücretine hükmedilmesi, usul ve kanuna aykırıdır.
Sonuç: Manevi tazminat talebinin reddine ilişkin hükmün esasının birinci bendde açıklanan nedenle onanmasına, hediyeler hakkındaki hüküm kısmının davacı Ü. ve G. Y.nin lehine ikinci bendde yazılı nedenle ve manevi tazminata taalluk eden vekalet ücretine ilişkin hüküm kısmında karşılık davacı A. Ü. lehine üçüncü bendde yazılı sebeplerle bozulmasına ve aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlerden alınmasına 12.05.1975 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy