(1086 S. K. m. 297) (743 S. K. m. 658)
Mahalli Mahkemesi'nden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı Şuf' a davasına dair karar Davacılar vekili tarafından süresinde duruşmalı olarak Yargıtay'ca tetkiki talep edilmiş olmakla gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, Şufalı payın davacılar adına tescili isteminden ibarettir. Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra feragat sebebiyle davanın reddine karar verilmiş bu son hükümde davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uyulan bozma kararında, feragat belgesinin sahte olması sebebiyle iptali hakkında dava açıldığı ve açılan bu dava sonucunun beklenmesi gerektiğine ve şahadete dayanılarak hüküm tesis edilemeyeceğine işaret edilmiştir. Bir mahkemenin temyiz mahkemesince verilen bir kararına uyması halinde bozma kararında gösterilen fiili ve hukuki esaslar dairesinde hüküm verme yükümlülüğü doğar. Bu itibarla olayda şahadete dayanılamaz. Feragat belgesinin iptali hakkında açılan dava, belgenin muhtarlıkça tasdik edilmediği ve usulün 297. maddesine uygun bir biçimde düzenlenmediğinden, yok olan bir senedin iptali istenemeyeceğinden bahsiyle red kararı verilmiş ve bu karar derecattan geçmek suretiyle kesinleşmiştir. Geçersizliği hükmen sabit olan belgeye yeniden şahit dinlemek suretiyle hayatiyet ve geçerlilik kazandırılamaz. Mahkemece bundan zuhul edilmesi Usul ve Kanun'a aykırıdır.
Hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy