(743 S. K. m. 2, 659)
(..............) Mahalli Mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı Şufa davasına dair karar davacılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kâğıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı, Şubat 1956 tarih 58 numarada kayıtlı taşınmazın ortasından yol geçmesi sebebiyle, tapulamada 9 ve 207 parsele revizyon gördüğünü ve 9 parselin tespitinin kesinleşip 207 parselin itirazlı olduğunu ve taşınmazda paydaş olan Hasan oğlu Ali Aslan'ın, malik bulunduğu 9 tam mülkiyet ve 18 intifa hakkından, 9 tam mülkiyet hakkını eski tapu üzerinden 23.2.1959 tarih 73-74 numaralarda 207 parseldeki itirazı da aynen kabullenen davalı Hacı Dede Yılmaz'a 4.000 lira bedelle sattığını ve bu pay hakkında taraflarından açılan Şufa davası devam ederken davalı Hacı Dede Yılmaz'ın, aynı şartlarla 11.4.1968 tarih 1 numarada Şufalı payı damadı Ali Sadi Demir'e 10.000 lira bedelle muvazaaten sattığını ve bu arada satın alan Ali Sadi Demir'in muvazaaten evvelki davalı Hacı Dede Yılmaz'ın oğlu, kendinin kayınbiraderi bulunan Mehmet Demir'e 15.000 liralık senet verip, Şufa davası sonuna kadar taşınmazın satılamayacağı hususunda 18.7.1970 tarihli tedbir kararı mevcut ve tapu siciline işlenmiş olmasına rağmen 14.8.1970 tarihinde cebri icra yoluyla aynı bedelle Mehmet Yılmaz'a geçtiğini ve muvazaaten yapılan bu satışlar geçerli olamayacağından Şufa hakkının tanınmasını ve Şufalı payın adına tescilini istemiştir.
İlkte davalı Hacı Dede Yılmaz aleyhine açılan dava, mahkemece sukut-u hak müddeti geçtiğinden bahisle red edilmiş ve hüküm Yargıtay'ca Şufa davası açıldıktan sonra davalı Hacı Dede Yılmaz, Şufalı payı 11.4.1968 tarihinde diğer davalı Sadi Demir'e satmış ve dava 20.4.1968 tarihinde Sadi Demir'e teşmil edilmiştir. Davalı Hacı Dede Yılmaz'ın satışı ile davacının yeniden Şufa hakkı doğmuştur. Sadi Demir'e satışla, teşmil tarihi arasında bir aylık süre geçmemiştir. Gerekli inceleme yapılarak anlaşmazlığın çözümlenmesi gerekir. denilerek bozulmuştur.
Mahkemece bu bozmaya uyulduğuna gören, bozma gereğince inceleme yapılması icap eder. Zira taraflar lehine kazanılmış usulü hak doğmuştur. Bozmada davacının Şufa hakkının doğduğu ve süresinde bu hakkın kullanıldığı kabul edilmiştir. Doğmuş olan bu hakkı bertaraf etmek için yapılan muameleler, alıcının da kötü niyeti bu muameleye eklenmişse nazara alınamaz. Davacı gerek Ali Sadi Demir'e ve gerekse Mehmet Yılmaz'a yapılan satışlar da muvazaa olduğunu ileri sürerek bu kötü niyetin mevcudiyetini bildirmiştir. Ali Sadi Demir, ilk alıcı davalı Hacı Dede Yılmaz'ın damadıdır. Mehmet Yılmaz ise, Hacı Dede Yılmaz'ın oğlu ve Ali Sadi Demir'in kayınbiraderidir. Her iki davalıda, açılan davaları ve sonuçlarını bilebilecek durumdadırlar. Kaldı ki, tapuyu alırken 207 parselin nizalı olduğunu bildiklerini ve bu davanın sonucunu kabul ettiklerini, tapu resmi senedinde bizzat bildirerek satın almışlardır. Bu kabullerine göre, birlikte açılan tapu iptali ve tescil davası ile Şufa davasını ve sonucunu bildiklerinin kabulü zorunludur. Ayrıca Şufa davası sonuna kadar, taşınmazın temlik edilmemesi hususunda alınan tedbir kararı tapuya şerh verilmiş olmasına rağmen satışın yapılması da kötü niyetin diğer bir belirtisidir. Yargıtay İcra İflas Dairesinin tashihi karar ilamında ihale kesinleştiği halde, icra memurunun tescil için keyfiyeti tapu idaresine bildirmekten kaçındığı iddiası ile yapılan şikayete hasren tetkikat yapıldığının açıkça yazılması yani; ihaleye fesat karıştırıldığı hususunda bir inceleme bulunulmadığının belirtilmesi de bunu doğrulamaktadır.
Bu durumda; sonradan yapılan satış ve ihale, doğmuş olan Şufa hakkını bertaraf etmek için kötü niyetle yapıldığından hukuki sonuç doğurmaz.
Medeni Kanunun 2. maddesi hükmünün, burada uygulanması gerekir. Yapılacak husus, bozma dairesinde gerekli inceleme yapılarak varılacak sonuç dairesinde iptal ve tescile karar vermekten ibarettir. Aksinin kabulü ile cebri icralarda, Şufa hakkının cereyan etmeyeceğinden bahisle red kararı verilmesi usul ve kanuna aykırıdır.
Hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy