(743 S. K. m. 614)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan ortaklığın giderilmesi davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde duruşmalı olarak temyiz edilmiş olmakla; dava duruşmalı olmadığından reddine karar verildikten sonra, dosyadaki bütün kâğıtlar okunup, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, menkul mal niteliğindeki hisse senedinin ortaklığının giderilmesi isteminden ibarettir. Mahkemece dava zamanaşımı tahakkuk ettiğinden bahisle davanın reddine karar verilmiş ve hüküm davacı vekili tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı, murislerinden intikal eden terekenin miras taksim sözleşmesi ile aralarında taksim olunduğunu, ancak tereke tespit zaptında 32 noda kayıtlı Pamukbank TAŞ. nin, üzerinde 54 kuponu mevcut 653 sayılı bir adet kurucu hisse senedinin taksime dahil edilmediğini ve tereke tespit senedine göre davalı Ünsal'a yediemin sıfatıyla bırakılıp halen onun yedinde kaldığını ve kabili taksim olmadığını bildirerek satış suretiyle ortaklığının giderilmesini istemiştir. Davalı Ünsal ise; hisse senedi kendine yediemin olarak teslim edilmiş ise de, tasfiye ile bu sıfatının sona erdiğini ve taşınmaz malların taksiminin de kendi hissesine düşen miktarın azlığı nedeniyle tarafına bırakıldığını ve malik olduğunun da yalnız kendi veraset beyannamesinde gösterildiğini ve aradan 7 sene geçmekle MK. nun 614 ve 701. maddeleri gereğince lehine zamanaşımı tahakkuk ettiğini savunmuş ve mahkemece savunmadaki gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Ortaklığının giderilmesi istenilen Pamukbank TAŞ, nin 54 kuponlu bir adet kurucu hisse senedinin tarafların murisinden kaldığı ve tereke tespitinde 32 sıra numarası ile tespitinin yapıldığı ve davalı Ünsal'a yediemin olarak bırakıldığı 3.3.1975 tarihli tereke tespit zaptından ve taraf beyanlarından anlaşılmaktadır. İşbu hisse senedinin 15.5.1975 tarihli miras taksim mukavelesine ve 8.3.1975 tarihli liste ve protokole, 15.5.1975 tarihli ek protokole dahil olmadığı ve mirasçılar arasında taksim edilmediği anlaşılmaktadır. Taksime dahil olmayan ve murise aidiyeti sabit bulunan bir malın davalıya bırakıldığı ve onun bu mal üzerindeki yedieminlik sıfatının sona erdiği kabul edilemez. Bu bakımdan davacının dava konusu hisse senedinin maliki olduğu savunması yerinde değildir. MK. nun 614. maddesinde yazılı hüküm terekenin tamamının mirasçılar arasında taksim edilmesinden sonra mirasçıların birbirine karşı olan mesuliyetini ve bu mesuliyetten mütevellit borçlardaki zamanaşımını belirtmektedir. Maddede açıklıkla, taksimde mirasçılardan her birine düşen mallardan ve alacaklardan bahsedilmesi bunu göstermektedir. Dava konusu hisse senedi taksime dahil olmadığına göre, olayda MK. nun 614. maddesinin uygulama olanağı yoktur. Hisse senedi davalı Ünsal'a yediemin olarak tevdi edilmiş ve senet bu nedenle yedinde bulunmuş olmakla, malik sıfatıyla zilyetliği de söz konusu bulunmadığından MK. nun 701. maddesinin de davalı lehine uygulanması mümkün değildir. Davalı yediemin olarak elinde bulundurduğu hisse senedini her zaman iade ile zorunludur. Mahkemenin red gerekçesi yerinde değildir. Hisse senedi 54 kuponlu olup yalnız 27 numaralı kuponun 61.000 lira temettü verdiği bildirilmektedir. Bu bakımdan bilirkişiye bir kıymet takdir ettirilerek muristen taraflara kalan hisse senedinin satış suretiyle ortaklığının giderilmesine karar verilmek gerekir. Bu cihet göz önünde tutulmadan yazılı şekilde red kararı verilmesi Usul ve Kanun'a aykırıdır.
Sonuç: Hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy