(818 S. K. m. 256)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı boşlatma davasına dair karar, davacı taraından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunpu gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, akte aykırılık nedeniyle kiralananın tahliyesi isteğine ilişkindir. Mahkeme davayı reddetmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı, kendisine ait konutta kiracı olan davalının çocukları arasındaki kavgayı bahane ederek çocuğunu dövdüğünü, ayrıca hakaret edip ona karşı müessir fiilde bulunduğunu iddia ile açıktan açığa kötü kullanma hali sebebiyle aktin feshi ile kiralananın tahliyesin iistemiştir. davalı iddianın doğru olmadığını, asıl kendilerin irahatsız edenin davacı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. İddia olunan hakaret ve müessir fiil eylemlerinden dolayı davalı hakkının reddini istemiştir. İddia olunan hakaret v emüessir eylemlerinden dolayı davalı akkında amem davası açıldığı ve Sulh Ceza Mahkemesinin 1986/2-773 esasında kayıtlı iken davalının davacının eşini dövmekten mahkum olduğu anlaşılmaktadır. Borçlar Kanunu'nun 256. maddesi uyarınca müstecir mecuru kullanırken tam bir ihtimam dairesinde hareket ve bina dahilinde oturanlara karşı icap eden vazifeleri ifa ile mükelleftir. Aksine davranışlar içinde bulunmak ve bu arada kiralayanın eşine karşı müessirfiil ika etmek aynı maddenin 2. bendi gereğince kiralananın açıktan fena kullanılması niteliğindedir. Bu husus nazara alınıp açıktan fena kullanma nedeniyle aktin feshi ile kiralananın tahliyesine karar verilmek gerekirken yazılı şekilde red karar ıvreilmesi uslu ve yasaya aykırı olmakla hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile H.U.M.K.'nun 428. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA, 14.11.1986 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy