(6570 S. K. m. 7)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yazılı tahliye davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosadaki bütün kağıtlar okunup, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesi ve 240.000 lira kira alacğının davalıdan tahsili istemine iliştkindir. Mahkemce red kararı verilmmiş ve hüküm davacı vekili tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı, kiracısı olan davalının yıllık peşin ödenmesi gereken kira bedelini iki yıldır ödemediğini, ihtarnamenin fayda vermediğini ileri sürerek temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesini ve 240.000 lira kira bedelinin tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı davacıdan başka bir kiralayan daha bulunduğunu, kiralayanlardan biri tarafından gönderilen ihtarnamenin yeterli olamıyacağını, gerek ihtarname keşide ederken gerekse dava açarken her iki kiralayanın birlikte hareket etmeleri gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkeme savunmayı benimseyerek davayı reddetmiştir. Kira sözleşmesinde kiralayan olarak davacı yanında Hilmi ismi de yazılı ise de bir kiralayan imzası bulunmaktadır. Nitekim davacı vekili de son oturumda bu hususu açıkça belirtmiştir. Bu iddia ve sözleşmedeki imzalar üzerinde durulmamıştır. Kira sözleşmesindeki imza ile davacının verdiği vekaletnamedeki İhsan imzasının aynı el mahsulü olduğu açıkça görülmektedir. Bu itibarla kira sözleşmesini kiralayan sıfatıyla yalnız İhsan'ın imza ettiğinin kabulü gerekir. Asıl olan imza bulunduğuna, sözleşmedeki tek imzada davacı İhsan'a ait olduğuna göre kiralayanın yalnız başına ihsan olduğunun kabulü gerekir. Bu bakımdan İhsan'ın yalnız başına ihtar göndermesinde ve dava açmasında bir usulsüzlük yoktur. Mahkemenin aksine görüşü doğru değildir. Temerrüt ihtarı şekil şartına uygun olduğundan ve davalı taraf ödeme defini ispat edemediğinden dava subut bulmuştur. Bu hususlar nazara alınarak sabit olan davanın kabulü gerekirken reddedilmesi uslu ve yasaya aykırı olduğundan hükmün bozulması icabetmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenden alınmasına, 30.3.1987 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy