(743 S. K. m. 628)
Dava: Mahalli (Antalya 1 Sulh Hukuk) mahkemesinden verilmiş bulunan Ortaklığın giderilmesi davalarında taksim istenmesi halinde dava konusu her taşınmazın ayrı ayrı ele alınarak pay ve paydaş durumuna göre taksimin mümkün olup olmadığının araştırılması gerekir. Paydaşlar muvafakat etmediği takdirde taşınmazın bir kesimi paydaşlar arasanda paylı "müşa" bırakılamaz. Davada sulh vaki olmadığı sürece bir kısım taşınmazların bazı paydaşlara, diğerlerinin diğer paydaşlara verilmesi şeklinde re'sen taksime gitmek mümkün değildir. Taksimde her bir taşınmazın pay ve paydaş durumuna, arazinin verim niteliğine göre taksimin mümkün olup olmadığının bilirkişi aracılığıyle saptanması gerekir. Payların denkleştirilmesi için ivaz ilavesi icap ediyorsa onun da bilirkişilerin raporunda belirtilmesi gerekir. Taksim mümkünse fen ehline taksim projesi düzenlettirilir. Taşınmaz belediye ve mücavir alan hudutları içersinde ise taksim projesi eklenerek belediye'den İmar Yasası ve yönetmeliği uyarınca bu taksime imkan olup olmadığı sorulur. Taşınmaz belediye ve mücavir alan dışındaysa aynı husus il İdare Kurulundan sorularak saptanır. Taksim tarzında yani taksim projesindeki bölümlerin hangi kesimin hangi paydaşa verileceği konusunda taraflar anlaşamazlarsa mahkeme huzurunda kura çekilerek hangi kesimin hangi paydaşa verileceği belirlenir.
dair karar müdahi davalı (S.D.) tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, bir parça taşınmazın ortaklığının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkeme ortaklığın giderilmesine karar vermiş, hüküm davalı (S.D.) tarafından temyiz olanmuştur.
1 - Ortaklığın giderilmesi davalarında paydaşlar sağsa kendilerinin ölü ise ibraz ettirilecek veraset belgesi ile saptanacak mirasçılarının davaya dahil edilmesi, böylece taraf teşkil olunması zorunludur.
Olayımızda: Tapu paydaşlarından (E.) kızı (F.)'nın vefat ettiği, mirasçılarının davaya dahil edilmediği, son kayıda göre mirasçılarının intikal işlemini yaptırdıkları anlaşılmaktadır (E.) kızı (F.)'dan veraset ilamı ibraz ettirmeleri ve tüm mirasçılarının davaya dahil edilip edilmediklerinin denetlenmesi gerekirken bundan zuhul olunması,
2 - 26.5.1987 tarihinde gelen son tapu kaydında dava konusu edilen 10 parsel yasılı taşınmazın paydaşlarına ait payların toplamının paydaya eşit olmadığı anlaşılmaktadır. Bu noksanlığın neden ileri geldiğinin ilgili tapu sicil müdürlüğünden sorularak incelenmesi, noksanlığın giderilmesi gerekirken bu husus üzerinde durulmaması,
3 - Taşınmaz üzerinde bulunan bahçe ve evin aidiyeti hususu üzerinde durularak oran kurulup kurulmayacağının düşünülmemesi,
Usul ve yasaya aykırı olduğundan hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarını kabulü ile hükmün HUMK.'nun 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA 21.12.1988 gününde oybiriliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy