(818 S. K. m. 256)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan tahliye davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı, akte aykırılıktan kiralananın tahliyesi ile 225.000 lira alacağın tahsilini istemiştir. Mahkeme davayı kabul etmiş, hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.
1 - (...)
2 - Kiralananın tahliyesine yönelik temyiz itirazlarına gelince: Davacı vekili davalının müvekkiline ait kiralananda 1.1.1987 B. tarihli kira sözleşmesi ile kiracı olduğunu; sözleşme gereğince elektrik, su ve yönetim giderlerinin davalıya ait olduğu halde ödemediğini, kendisine 4.5.1987 tarihli ihtar keşide edildiğini, bunun da neticesiz kaldığını ileri sürerek akte aykırılık nedeniyle kiralananın tahliyesini istemiştir. Davalı akde aykırılık olmadığını, yersiz açılan 1987 tabliğ tarihli ihtarla davacı sözleşme gereği ödenmesi gereken yakıt giderinin ödenmediğini, ödenmesini, aksi takdirde sözleşme hükümlerine aykırılıktan dolayı tahliye davası açılacağını bildirmiştir. Kira bedeli, yakıt gideri ve diğer genel giderlerin ödenmemesi akte aykırılık olgusunu gerektirmez. Akte aykırılık olgusunun gerçekleşmesi için kiralanın bizzat kullanılmasından kaynaklanması icap eder. Kira bedelinin veya yakıt giderinin ödenmemesi şartları varsa temerrüt ve iki haklı ihtara esas teşkil eder. Bu durumda tahliye davasının reddine karar vermek icap ederken kabulüne karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olduğundan hükmün tahliye yönünden bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte yazılı nedenle alacağa ilişkin hüküm kısmının ONANMASINA, 2. bentte yazılı nedenle tahliyeye ilişkin hüküm kısmının BOZULMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenden alınmasına 23.1.1989 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy