(1086 S. K. m. 375)
DAVA : Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan tahliye davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla gereği görüşülüp düşünüldü :
KARAR : Dava, taahhüt nedeniyle kiralananın tahliyesi isteminden ibarettir. Mahkeme davayı reddetmiş, hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı vekili müvekkili ile davalı (A.K.) arasında tanzim edilen 10.1.1987 tanzim tarihli taahhütname ile kiralananın Şubat 1987 sonunda tahliye edileceğinin kabul edildiğini, buna rağmen tahliyenin vaki olmadığını iddia ederek iş bu davayı açmıştır. Davalı vekili müvekkilinin dava konusu yerde kiracı olmadığını, 16 yıldan beri burayı (T.B.) adlı şahsın kiracı olarak kullandığını, husumetin kendisine yöneltilemeyeceğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir. Uyuşmazlık konusu yapılan husus kiracının taahhüt veren şahsın mı yoksa (T.B.) adlı kişi mi olduğunun saptanması ile ilgilidir. İşyerinin vergi kaydının (T.B.) adına olması kiracının bu şahıs bulunduğunun kesin kanıtı değildir. Evvelce kiracı bulunan şahsın sonradan başkasına devir ve ciro yapması nedeni ile o şahsın bilahare vergi mükellefi olması mümkündür. Öncelikle kira paralarının kimin tarafından ödendiğinin saptanması için taraflara gösterdikleri tanıkların tekrar dinlenmesi, kira paraları davalı (A.K.) tarafından davacıya ödeniyorsa onun kiracı olduğunun kabulü ile kiralananın tahliyesine karar verilmesi, aksi halde davanın reddi gerekirken noksan inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olduğundan bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle temyize itirazlarının kabulü ile HUMK.'nun 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 23.1.1989 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy