(743 S. K. m. 658, 659)
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan şuf'a davasına dair karar davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla; dosyadaki bütün kağıtlar okunup, gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, şufa sebebiyle şufa'lı payın iptal ve tescili isteminden ibarettir. Mahkeme, davayı kabul etmiş; hüküm, davalılar vekilince temyiz olmuştur.
1- Dosyadaki yazılarla, toplanan delillerle, hükmün dayandığı gerekçeli sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Şufa yükümlüsü Nermin, şufalı payının intifa hakkını kendi üzerinde bırakarak çıplak mülkiyetini davalıya 13.04.1987 tarihinde satmıştır. Şufa hakkı gerçek anlamda geçerli bir satışla doğan yenilik doğurucu inşai bir haktır ve gayrimenkul mülkiyetinin takyitleri arasında yer alır. Mülkiyet hakkının serbestisine karşı getirilmiş bir hak olduğu için hiç bir zaman genişletilerek uygulanamaz. Esasen istisnai haklar ve kurallar genişletilerek yorumlanamaz. Olayımızda şufa olayının şufa hakkının kullanılmasını doğuran satış akdi çıplak mülkiyet üzerinde gerçekleşmiştir. Öyleyse hakkında satış konusu olan çıplak mülkiyet üzerinde kullanılması gerekir. Satış konusu olmayan intifa hakkı üzerinde kullanılamaz. Olayda kötü niyette mevzu bahis değildir. Mahkemenin bu durumu nazara almadan satış konusu olmayan intifa hakkı üzerinde de şuf'a olayını kabul etmesi hatalı görüldüğünden kararın bozulması gerekmiştir.
3- Taşınmazda davacının şufa'lı pay sahibi olduğunu gösteren kayıt suretine dosya içinde rastlanmamıştır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK. nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 03.10.1989 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy