(1086 S.K m. 38,39,375)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan tahliye davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava taahhüt nedeniyle kiralananın tahliyesi isteğine ilişkindir. Mahkeme davayı red etmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı malsahibi olarak davalının yazılı taahhüdüne dayanarak taşınmazın tahliyesini istemiştir. Davalı imza inkarında bulunmuşsa da yapılan inceleme sonunda taahhütteki imzanın davalıya ait olduğu anlaşılmıştır. Mahkeme, taahhüde dayanan tahliye davalarının kiralayan tarafından açılması öngörüldüğünden bahisle dava ehliyeti yönünden davayı reddetmiştir.
Kira akdi davacının oğlu Muharrem ile yapılmıştır. Buna rağmen davacı malsahibidir. Yasanın 7. maddesinde de davanın kiralayan tarafından açılabileceği öngörülmüştür. Ancak verilen 7.5.1988 tanzim tarihli taahhütle ev sahibi davacı H. Hüseyin K.'ın bu taahhüde dayanarak taşınmazı tahliye ettirebileceği açıkça kabul edilmiştir. Bu kabul karşısında artık davacının bu taahhüde istinaden dava açamayacağı düşünülemez. Taahhütteki bu özellik sebebiyle tahliye kararı verilmesi gerekirken belirtilen gerekçe ile davanın reddi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK.nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA. 15.11.1989 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy