(818 S. K. m. 256, 260) (6570 S. K. m. 7)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan tahliye davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava temerrüt nedeniyle tahliye, kira alacağı ve tazminat isteminden ibaret olup mahkeme davanın reddine karar vermiştir. Karar süresinde davacı tarafça temyiz edilmiştir.
1 - B.K.nun 260. maddesi uyarınca temerrüt sebebine dayalı tahliye davasının kiralayanın açması gerekir. Kiralayan durumunda olmayan malik veya kiralananı sonradan iktisap eden kimsenin önceden kiracıya ihbar göndererek malik olduğunu, kira bedellerinin bundan sonra kendisine ödenmesini istemesi, bu sonuçsuz kalırsa şartları haiz temerrüt ihtarı tebliğ ettirmesi, ondan sonra dava açması gerekir. Dava hakkına ilişkin bu hususun mahkemece kendiliğinden gözetilmesi icap eder. Kiracıya tebliğ edilen ihtarın yasal şartları taşıması,, istenen kira parasının muaccel olması ve bu kira bedelinin en az verilen otuz günlük süre içinde ödenmemiş olması gerekir. Kira parası götürülüp kiralayanın ayağında ödenmesi gereken borçlardan olduğundan ona götürülerek elden verilmesi veya masrafı kiracıya ait olmak şartıyla konutta ödemeli olarak gönderilmesi gerekir. Buna uygun olmayan ödemeler yasal değildir. Ancak buna aykırı bir ödeme teamülü taraflar arasında yerleşmişse ona uygun ödeme de geçerli sayılır. Kiracıya veya kiralayanın temerrüdü bu esaslara göre çözümlenir.
Olayımızda: Dava Borçlar Kanununun 260. maddesinde düzenlenen muaccel (istenebilir) hale gelmiş bir çok ay kirasının ihtarla verilen 30 günlük süre içinde ödenmemesi sebebi ile akdin feshi ve tahliye istemi ile birikmiş kira alacaklarının tahsilinden ve ayrıca zarar ziyanın ödetilmesinden ibarettir. Böyle bir davanın 6570 sayılı yasanın 7/e maddesi ve maddenin diğer bir fıkrası ile ilgisi yoktur. Uyuşmazlığın tamamen B.K.nun 260. maddesi ile alacak ve tazminat hukukuna ait hükümlerine göre çözülmesi gerekir. Davalıya B.K.260. maddesinde belirlenen içerikte ihtarname gönderilmiştir. Yalnız bu ihtarnamenin tebliğ tarihi sorulamamıştır. Tebliğ tarihinden itibaren 30 günlük süre içinde ihtarname konusu aylardan birine ait kiranın tam ödenmemiş olması hali dahi bu madde anlamında temerrüdü oluşturacağından aktin feshine ve tahliyeye ve ödendiği davalı tarafından ispat edilemeyen kira alacağının tahsiline karar vermek gerekir.
2 - Evde normal kullanma dışında kusurlu veya özensiz kullanma sonucu yapılan zarar varsa bunun da ödetilmesi icap eder. Çünkü kiracı B.K.nun 256/1. maddeye göre kiralananı kullanılırken tam bir özen dairesi içinde hareket etmekle mükelleftir.
Bu esaslara uymayan kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz itirazlarının kabulü ile H.U.M.K.nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA 17.4.1989 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy