(6570 S. K. m. 7) (818 S. K. m. 32)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan tahliye davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla; dosyadaki bütün kağıtlar okunup, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, temerrüt nedeniyle tahliye ve alacak isteminden ibarettir. Mahkemece dava red edilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı temerrüt nedeniyle taşınmazın tahliyesini 240.000 TL. alacağın tahsilini istemiştir.
Davalı öncelikle davacının bu sıfatına itiraz etmiş ve usul bakımından reddini savunmuştur.
Kira akti önce Yüksel'le davalı arasında yapıldığı halde, daha sonra 1.1.1990 başlangıç tarihli kira aktinin baş tarafından Yüksel kiracı olarak gösterilmekle beraber bu şahıs, akti Özcan'ın vekili sıfatıyla imza etmiştir. Böyle bir durumda Yüksel'in vekili sıfatıyla hareket ettiğini ve asıl kiralayanın Özcan olduğunun kabulü gerekir (BK. 32). Nitekim, temerrüt ihtarı davada Özcan tarafından çekilmiş davada bu şahıs tarafından açılmıştır. Taraf sıfatına hata olmadığı halde mahkemenin aksi düşünce ile sıfat yokluğundan davayı red etmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK.nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, bozma sebeplere göre sair hususların incelenmesine gerek olmadığına 14.09.1990 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy