(2004 S. K. m. 269, 269B) (818 S. K. m. 260, 288)
Dava: Mahalli Mahkemesi'nden verilmiş bulunan tahliye davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, temerrüt nedeniyle tahliye-icra itirazının iptali ve icra inkar tazminatına ilişkindir. Mahkeme görevsizlik kararı vermiş, hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı, kira aktine göre muaccel kira paralarından ödenmediğinden bahisle 28.1.1991 tarihinde yaptığı icra takibine ve çıkarılan ihtarlı ödeme emrine 5.2.1991 tarihinde itiraz ettiğinden bahisle 27.3.1991 tarihinde açtığı işbu dava ile temerrüt nedeniyle yapılan itirazın iptaline taşınmazın tahliyesini ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı, davayı kabul etmemiş itirazın iptalinin ancak merciiden istenebileceğini ve ödeme def'inde bulunmuştur.
Mahkeme temerrüt sebebiyle icra takibi açıldıktan sonra yapılan itiraz üzerine ancak mercie başvurabileceğini ve mahkemeyi görevsiz kabul ederek bu nedenle davayı reddetmiştir.
İİK.nun 269. maddesinde gerek adi gerekse hasılat kiraları olarak BK. 260 ve 288. maddesinde yazılı ihtarlı ödeme emrinin çıkarılmasını alacaklının isteyebileceğini hükme bağlamıştır. Aynı Kanunun İİK. 269/b maddesinde de yine alacaklı noterlikçe re'sen tanzim veya imzası tasdik edilmiş bir sözleşmeye istinat ediyorsa merciiden itirazın kaldırılmasını "Ref'ini" ve ihtar müddeti içerisinde yani 30 veya 6 gün içerisinde paranın ödenmemesi sebebiyle kiralananın tahliyesinin istenebileceği bu maddede açıkça belirtilmiştir. Öbür taraftan takibi böyle bir belgeye dayansın veya dayanmasın itirazın ref'i "kaldırılmış" merciine müracaat etmek istemeyen alacaklı itirazın tebliğ tarihinden itibaren 1 sene içerisinde genel hükümler muvacenesi içinde mahkemeye müracaat ederek alacağın varlığını ispat etmek suretiyle itirazın iptalini, mahkemeden isteyebileceği aynı Yasanın 67. maddesinde hüküm altına alınmış ve İİK.nun 264/b-4. maddede umumi bölümler dairesinde dava açıldığı takdirde ihtarlı ödeme emrinin BK.nun 260 ve 288. maddesindeki yazılı ihtar yerine geçeceği kabul edilmiştir.
Bu hükümlerden alacaklının takip talebi 269/b'deki re'sen veya imzası tasdik edilmiş bir sözleşmeye dayanmıyorsa, dilerse mercie mürcaat ederek itirazın iptalini değil kaldırılmasını "ref'ini" isteyebilir.Dilerse dilediği veya takibi yukarıda yazılı belgeye dayanmadığı hallerde itirazın kendisine tebliğinden itibaren 1 yıl içerisinde genel hükümlere göre hakları ispat etmek suretiyle ref'ini değil itirazın iptalini isteyebilir ve her halükarda da itirazın iptali dışında münasip müddet içerisinde temerrüt sebebiyle tahliye davası açabilir. Ne var ki itirazın merciiden kadırılması mahkemeden iptali istendiği takdirde yapılan icra takibi devam eder. Bu müddet geçirilip sadece tahliye istendiği takdirde alınan tahliye ilamı için ayrıca icra takibi açılarak infazı istenebilir.
Dava, hem İİK. 67. maddesinde öngörülen 1 yıllık süre içerisinde açılmış ve ayrıca da tahliye istenmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davanın esasının incelenmesi gerekirken yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesi yukarıda açıklanan yasa hükümlerine aykırı görüldüğünden hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, istek halinde alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 10.10.1991 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy