(743 S. K. m. 6)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan tahliye davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla; dosyadaki bütün kağıtlar okunup, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, temerrüt nedeniyle tahliye-alacak davası olup mahkeme davanın reddine karar vermiştir. Karar süresinde davacı tarafça temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı ile arasındaki şifahi kira sözleşmesine göre ödenmesi gereken 1990, 7,8,9, 10 ve 11. aylar kira paralarının ödenmediğinden bahisle çektiği ihtarda tahliye ve kira paralarının tahsilini istemiştir.
Davalı kiracılığa ve kira paralarına karşı çıkmaksızın kira borcunun aylıklar halinde emre mükerrer senetlere bağlandığını ve davacıya verilen bu senetler ödenmek sureti ile geri alındığını savunarak senetler ibraz edilmiştir.
Davacı kira alacağının senede bağlandığını kabul etmemiş, senetlerin davalı tarafından kendi kendine düzenlendiğini, bunlardan haberi olmadığını bildirmiştir.
MK.nun 6. maddesine göre, herkes iddiasını ispatla yükümlüdür ancak bir vakadan kendi lehine haklar çıkaran taraf bu vakayı ispatla yükümlüdür.
Kira parasının herkesçe bilinen maruf ve olağan yanı nakten ödemedir. Senede bağlandığı vakıası davalı tarafından ortaya atılmış ve bu vakıadan kendi lehine bir hak sağlamak isteğine göre bu vakıanın davalı tarafından ispatı gerekir. Senet vak'ası ispat edilmeden kabul edilip davanın reddine karar verilmesi yukarıda açıklanan ispat yüküne aykırı düştüğünden hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK.nun 428. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 28.10.1991 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy