(818 S. K. m. 248) (2004 S. K. m. 275)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla; dosyadaki bütün kağıtlar okunup, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, taahhüt nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkeme, davayı kabul etmiş ve hüküm davalı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı, kiralananda kiracısı bulunan davalının bu yeri 31.12.1990 tarihinde boşaltmayı taahhüt ettiğini iddia ederek, kiralananın tahliyesini istemiştir.
1.3.1987 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli sözleşmenin davalı ile Mehmet ve Mercan vekilleri olan Turgut arasında yapıldığı dosyadaki yazılı sözleşme aslından anlaşılmaktadır Davaya esas alınan 1.5.1990 tarihli taahhütnamenin yine asıl kiralayanlar olan Mehmet ve Mercan'a verildiği taahhütname içeriğiyle bellidir. Bu durumda, sözleşmeye taraf olan kiralayanlar arasında davacının bulunmadığı yani davayı açan kişinin kiralayan durumunda olmadığı açıktır. Davacının kiralananı sonradan iktisap eden ve sözleşmeye halef olmuş kişi durumunda da olmadığı tapu kaydından anlaşılmaktadır. Bu durumda, davacının dava hakkının varlığından sözedilemez. Kendisinin sözleşmeye ancak kiralayan vekili olarak imza attığı nazara alınıp davanın reddine karar verilmesi gerekirken bundan zuhul olunarak yazılı şekilde tahliye kararı verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK.nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 30.1.1992 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy