(818 S. K. m. 248) (6570 s. GMKHK. m. 12)
Dava: Mahalli Mahkemesi'nden verilmiş bulunan tahliye davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla; dosyadaki bütün kağıtlar okunup, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, akte aykırılık nedeniyle kiralananın tahliyesi isteminden ibarettir. Mahkeme, davayı red etmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili 1.10.1987 başlangıç tarihli sözleşmede davalıya kiralanana nazaran başkasına devir ve ciro edilmesinin ve başkasının yararlanması yasakladığına buna rağmen davalının kiralananın ....... Menkul Değerler A.Ş. ünvanlı şirkete devrettiğini, ihtarname ile tanınan sürede akte aykırılığın giderilmediğini ileri sürerek aktin feshi ile kiralanının tahliyesini istemiştir.
Davalı kiralananda borsa komisyonculuğu ve bankerliği yapılmakta iken yasal zorunluluk nedeniyle A.Ş. oluşturulduğunu, bu şirkette büyük hissenin kendisine ait olduğunu bu sebeple akte aykırılıktan söz edilemeyceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
1.10.1987 başlangıç tarihli ve 3 yıl süreli sözleşmenin davacı ile davacı İsmail arasında yapıldığı ve bu sözleşmede 3. şahsa devri ve kullandırmanın yasaklandığı, daha sonra kiralananda davalının yaptığı işin ..... Menkul Değerler A.Ş. tarafından sürdürüldüğü, bu şiretin merkezinin kiralanan olduğu dosyadaki yazılı sözleşme ve ticaret sicili memurluğu yazısı, verilen diğer belgelerle sabittir.
Bu suretle davalının kiraladığı bu taşınmazı kendisinin de ortağı bulunduğu A.Ş.'te devir ettiği ortadadır. A.Ş.nin hükmi bir kişi olarak davalıdan ayrı bir kişiliği olduğu tartışılamaz. Bu itibarla, bu devrin sözleşmede yasaklanan rızasız devre aykırı olduğu kabul edilmelidir. Bu halin yasal zorunluluktan doğmuş olması akte aykırılık halini ortadan kaldırmaz. Davacının gerçek kişiye kiraya verdiği kiralananı ilk sözleşmedeki şarta rağmen anlaşmada taraf olmayan ve kendi rızası olmaksızın kiralananı kullanmaya başlayan kişiyle sürdürülmesi istenemez. Bu itibarla tanınan süreye rağmen akte aykırılığın giderilmediği nedeniyle sözleşmenin feshiyle kiralanın tahliyesine karar vermek gerekirken aksi görüşle red kararı verilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK.nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 28.1.1992 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy