(818 S. K. m. 260)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan tahliye davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla; dosyadaki bütün kağıtlar okunup, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, temerrüt ve 1.260.000 TL. kira alacağının tahsili istemine ilişkindir. Mahkeme, istem gibi karar vermiş ve hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, 1984 yılından beri kiracı olan davalının Temmuz ila Aralık 1991 ayları kira bedellerini sözleşmenin özel 6. maddesindeki artırım şartına uymaksızın eksik ödediğini, ödenmeyen farkların ihtarname ile tanınan sürede dahi ödenmemek suretiyle temerrüde düştüğünü, ileri sürerek kiralananın tahliyesi kira bedelinden doğan kira farkalrının tahsilini istemiştir.
Davalı, 15.7.1991 tarihinde başlayan kira döneminin aylık kira bedelinin tespiti için davacının kira tespiti davası açtığını, o dava devam ederken kendine göre yaptığı hesaplarla kira farkı talep ettiğini, sözleşmedeki artırım şartının sonradan ortadan kalktığını, zira daha önceden de kira tespit davası açıldığını ve kesinleştiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Taraflar arasındaki 1.6.1989 tarihinden geçerli son sözleşmesinin özel şartlarının 6. maddesinde, 15.7.1990 tarihinden itibaren % 50, daha sonraki kira yılları için % 35 oranında kira artırımının öngörüldüğü anlaşılmaktadır. Ancak, davacı sözleşmedeki o şarta itibar etmeyerek 15.8.1990 tarihinde açtığı ilk dava ile 15.7.1990 tarihinden itibaren kira parasının 225.000 TL.dan 450.000 TL.ya çıkarılmasını talep etmiş, isteğe uygun olarak verilen hüküm 9.4.1991 tarihinde kesinleşmiştir. Daha sonra davacı 20.9.1991 tarihinde açtığı dava ile 15.7.1991 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere o kira parasının ayda 1.000.000 TL.'ye çıkarılmasını istemiştir. Böylece davacının sözleşmenin özel şartlarındaki 6. maddesindeki artırım oranına ve o orana göre ödeme yapılmasına razı olmadığı anlaşılmaktadır. Son defa 20.9.1991 tarihinde açılan dava ile irade bu şekilde yeniden ortaya konulduktan ve artırım şartı işlemez hale geldikten sonra 30.12.1991 tarihli ihtarname ile sözleşmedeki artırım şartına göre artırım yapılmasının istenmesi mümkün değildir. İhtilafsız 450.000 TL. kira parasının ne olması gerektiği ihtilaflı iken onun üzerindeki belirsiz kira farkının istenmesi temerrüde esas alınamaz. Bu nedenlerle; temerrüdün ve muaccel borcun varlığı söz konusu olmadığı nazara alınıp davanın reddine karar verilmesi gerekirken aksi görüşle davanın kabulü hatalı olmuştur. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK.nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 4.3.1993 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy