(743 S. K. m. 658, 659)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan şuf'a davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde duruşmalı olarak temyiz edilmiş, ancak dava davetiye masrafı olmadığından reddine karar verildikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, şuf'alı payın iptali ile davacı adına tescili istemine ilişkindir. Mahkeme, davanın reddine karar vermiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Şuf'alı payın ilişkin olduğu taşınmaz davacılar ile davalıya satış yapan Yusuf'un müşterek murisleri İbrahim adına kayıtlı iken adı geçen malikin ölümünden sonra tüm mirasçılarının 28.2.1992 tarihinde aralarındaki iştirak halindeki mülkiyeti müşterek mülkiyete dönüştürdükleri, bu şekilde şuf'alı payın davalıya satış yapan Yusuf adına müşterek pay olarak kaydedildiği uyuşmazlık konusu değildir. Bu şekilde müşterek paydaş olan satıcı payını, hemen intikali izleyen irade ile davalıya satmıştır. Bu satışla şuf'a hakkının doğduğu tartışılamaz. Davacıların doğan bu şuf'a hakkından davalı lehine olarak feragat ettiklerine ilişkin yazılı bir belgenin mevcut olduğu dosya içeriğinden anlaşılamamaktadır. İntikal sebebiyle tapuda bulundukları anlaşılan davacıların açıkladıkları irade, iştirak halinde mülkiyetin müşterek mülkiyete dönüştürülmesi iradesinden ibarettir. Hemen arkasından muttali oldukları satış nedeniyle şuf'a haklarından feragat ettiklerine ilişkin herhangi bir irade açıklamaları mevcut değildir. Bu itibarla, akit tablosunu şuf'adan feragat olarak belirleyen bir yazılı delil olarak kabul etmek mümkün değildir. Satış günü hakka muttali olan davacıların şuf'a haklarını süresinde kullanmış olmaları karşısında, kanıtlanamayan kötü niyet sebebiyle dava red olunamaz. Davadan önce, davacıların imzalarını taşıyan yazılı bir fergatleri mevcut değilse işin esasına girilmek gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi hatalıdır. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK.nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 11.3.1993 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy