(743 S. K. m. 586)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan izaleyi şuyu davasına dair karar bir kısım davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla; dosyadaki bütün kağıtlar okunup, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, bir kısım menkuller üzerindeki ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkeme, satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar vermiş ve hüküm bir kısım davalılar tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı, müşterek murisleri Ali'nin vefatı üzerine kendisine ve davalılara intikal eden ve 16.9.1988 tarihli tespit raporunda cins ve adetleri belirtilmiş bulunan menkul eşyaların aynen taksiminde anlaşamadıklarını belirterek, bunların satılması suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmesini istemiştir. Ancak davacı, 23.12.1992 tarihli oturumda, dava konusu edilen ve 16.9.1988 tarihli tespit raporunda yazılı olan tüm malların davalı tarafça üçüncü şahıslara satıldığını, davalıların satış bedelinin ne yaptığını bilmediğini açıklamış ve o malların bedelinin taksimini istediğini ifade etmiştir. Davacının bu açıklamasından ortada dava konusu ortak mal kalmadığı anlaşılmaktadır. Bedelleri olan paranın taksimi istenemeyeceğine göre davacının menkul malların ortaklığının giderilmesi için açtığı bu davanın konusunun kalmadığının kabulü ve bu yüzden karar verilmesine yer olmadığına hükmolunması zorunlu hale gelmiştir. Bundan zuhul olarak yazılı şekilde davanın kabulü usul ve yasaya aykırıdır. Hüküm, bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan nedenle (BOZULMASINA), istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 6.7.1993 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy