(818 S. K. m. 260)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan tahliye davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla; dosyadaki bütün kağıtlar okunup, gereği görüşüldü:
Karar: Dava, temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesi ve kira alacağı istemine ilişkindir. Mahkeme, tahliye davasının reddine, kira alacağının tahsiline karar vermiş; hüküm, tahliye davasının reddine yönelik olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, 5.5.1993 keşide ve 6.5.1993 tarihli ihtarname ile kira tespit davası sonucu 1.11.1992 tarihinden itibaren geçerli olarak tespit edilen aylık 2.754.000.-TL. kira parası nedeniyle davalının ödemesi gereken 6.324.000.-TL kira farkını otuz günlük süre içinde ödemeyerek temerrüde düştüğünü belirterek kiralananın tahliyesini ve 6.324.000. kira farkının tahsilini istemiştir. Mahkeme, kira tespit davası sonucu verilen kararın vaki temyizi üzerine Yargıtay Üçüncü Hukuk Dairesi'nce onanarak kesinleşmeden ihtar keşide edildiğini, bu nedenle kira farklarının istenebilir durumda olamayacağını belirterek tahliye davasını reddetmiş, hüküm sadece davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki yazılı kira sözleşmesi 1.11.1979 başlangıç tarihli ve iki yıl sürelidir. Tarafların kira bedeli üzerinde uyuşamamaları nedeniyle kiralayan tarafından İzmir Sekizinci Sulh Hukuk Mahkemesi'nde açılan dava sonucu 1993/23 E., 201 K. sayılı ilamıyla aylık kira bedeli 1.11.1992'den itibaren geçerli olmak üzere 2.754.000. TL. olarak tespit edilmiştir. Bu karara karşı davalı 17.3.1993 günlü temyiz dilekçesinde davaya verdikleri cevapta ve yargılamanın ilk oturumunda tespit edilen kira bedelini aynen kabul ettiklerini, ancak HUMK.nun 94. maddesi gereğince mahkeme masrafları ile yükümlü tutulmaması gerektiğini ileri sürerek sadece masrafı muhakemeye yönelik olarak temyiz ettiğini belirtmiştir. Yargıtay Üçüncü Hukuk Dairesi 12.10.1993 tarihli ilamıyla davalının davaya cevap dilekçe ve ilk oturumda 1.11 1992 tarihi itibariyle kiranın endekse göre tespit edilmiş olmasını belirterek hükmü sadece davacı yararına takdir edilen ücreti vekalet yönünden düzelterek onamıştır. Bu mahkemenin kira tespit davası sonucu belirlediği kira miktarı davalının da açıkça kabul ettiği gibi karar tarihi itibarıyla 1.3.1993 tarihinde uyuşmazlık konusu olmaktan çıkmıştır. Davalının temyizi sadece mahkeme masrafı ve ücreti vekalete yönelik olduğundan davacı yönünden kesin hüküm niteliğini kazanan kira tespit kararı sonucu oluşmuş kira farkını isteme hakkı doğmuştur. Yargıtay Üçüncü Hukuk Dairesi ilamı sadece şekli hukuk yönünden hüküm ifade edip davanın esasını ilgilendiren madde hukuk yönünden davacının davalı aleyhine takip yapmasına engel teşkil edemez. Davalının yargılama sırasında ve temyiz dilekçesinde açıkça tespit edilen kira miktarının doğru olduğunu kabul ettiği halde kira farklarını zamanında sürmesi MK.nun 2. maddesindeki iyiniyet kuralı ile de bağdaşmaz. bu itibarla, 6.324.000.-TL.lık kira farkı için 5.5.1993 tarihinde keşide edilen ihtar kira farkları yönünden muaccel hale geldiğinden 6.5.1993 tarihinde tebliği edilen ihtarın hukuki sonuç doğurduğunun kabulü gerekir. İhtarın tebliğine rağmen otuz günlük süre içinde herhangi bir ödeme yapılmadığından olayda temerrüt olgusunun gerçekleştiğinin kabulü ile kiralananın tahliyesine karar vermek gerekirken yazılı şekilde davanın reddi hatalı görüldüğünden hükmün bozulması icap etmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK.nun 428. maddesi uyarınca hükmün (BOZULMASINA), istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 17.2.1994 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy