(818 S. K. m. 257, 260)
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan tahliye davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla; dosyadaki bütün kağıtlar okunup, gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, temerrüt nedeniyle tahliye ve alacak istemine ilişkindir. Mahkeme, davayı reddetmiş; hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
Taraflar arasındaki ilk uyuşmazlık, davalının kira bedeli ödememekte temerrüde düşüp düşmediği noktasındadır. 15.7.1993 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli sözleşmenin özel şartların 8. maddesinde, bir aylık kira bedelinin zamanında ödenmemesi takdirde, o kira yılının diğer aylarının bedellerinin de muaccel olacağı şartına yer verilmiştir. Ayrıca, zamanında ödeme yapılmaması, takdiren gecikme sebebiyle yapılacak ödemeler hususunda anlaşmaya varılmıştır. Bu şartlar tarafların iradeleriyle getirilmiş olduğundan geçerlidir. Her iki tarafı bağlar.
Davacı, 19.12.1994 tarihinde tebliğ olunmuş ihtarlı ödeme emriyle 15.7.1994 tarihine kadar kira bedelinin ödenmemiş olması yüzünden muaccel hale gelen kira yılının bütün aylarının kira parasının isteğine ve yasal sürede borcun tamamı ödenmediğine göre temerrüt olgusunun gerçekleştiği sabit olmuştur. Bu nedenle, kiralananın tahliyesine ve istenen alacağın yine yukarıda açıklanan esaslara ve yapılan ödemeler de dikkate alınarak tahsiline karar verilmesi gerekirken, aksi düşünceyle davanın reddolunması hatalı olmuştur. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK.nun 428. maddesi uyarınca hükmün (BOZULMASINA), istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 23.10.1995 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy