(818 S. K. m. 18)
Dava: Mahalli Mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı şufa davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Dava, şufalı payın iptali ile davacı adına tescili istemine ilişkindir. Mahkeme davayı kabul etmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz olunmuştur.
Şufalı payın 4.5.1994 tarihinde davalıya satılması üzerine bu satıştan 9.6.1994 tarihinde muttali olunduğu iddia edilerek 15.6.1994 tarihinde işbu dava açılmıştır. Davalı hak düşürücü sürenin geçirildiğini savunmuş ise de bu savunma kanıtlanamamış olduğundan davanın süresinde açıldığının kabulü doğrudur.
Davacı 9.4.1994'de 350 milyon TL bedelle yapıldığı tapuda belirli satışın gerçekte o bedelle yapılmadığını, gerçek satış bedelinin daha düşük olduğunu iddia etmiştir. Davacı bu akdin tarafı olmadığından bedelde muvazaa iddiasının her türlü delille ispat etme imkanına sahiptir. Fakat davacı bu konuda hiçbir delil getirmeden normal satış bedelinin ne olması gerektiğinin keşfen saptanmasını istemiştir. Gerçekten yapılan keşifte bilirkişiler bir kısım verilere dayanarak payın değerinin 150 milyon civarında olabileceğini belirtmişlerdir. Ancak tapudaki bedelin muvazaalı olduğunu iddia eden davacının evvelemirde gerçek bedelin ne olduğunu bildirmesi, bunu delillerle kanıtlaması zorunludur. Keşfen ve bilirkişilerin tahmin ve takdirleriyle saptanabilecek değer muvazaa iddiasının kanıtlanmış sayılmasına yeterli olamaz. Esasen davalı kendi özel durumu nedeniyle yüksek bedelle bu yeri aldığını ifade etmiştir. Bu nedenlerle tapuda belirli satış bedeli ile tapu masrafları tutarının depo edilip edilmeyeceğinin yani o bedelle hakkın kullanılıp kullanılmayacağının davacıdan sorulması ve kullandığı takdirde bu bedelin depo ettirilmesi, muvazaa iddiası ispatlanamadığı halde yazılı şekilde hüküm verilmesi hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK. nun 428. maddesi uyarınca hükmün bozulmasına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 27.03.1996 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy