(818 S. K. m. 73)
Dava: Taraflar arasındaki "tahliye, itirazın iptali" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Fatih 3. Sulh Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 5.7.1995 gün ve 1995/386 - 628 sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 25.10.1995 gün ve 1995/10297 - 10369 saylılı ilamı;
(... Dava temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkeme istem gibi hüküm vermiş.
Davacı vekili, davalının 1994 Temmuz ayı kira bedeli ile Ağustos 1994 ayı kira bedelinin ihtarın tebliğine rağmen 30 gün içerisinde ödenmemesi üzerine temerrüde düşdüğünü belirterek kiralananın tahliyesini istemiştir.
Davalı vekili Temmuz 1994 ayı kira parasının elden davacıya ödendiğini ve ödemeyi belirtmek için kira sözleşmesinin teslimat bölümünde davacının imzasının alındığını, Ağustos 1994 ayı kira parasınında konutta ödemeli olarak ihtarın tebliğinden önce 9.8.1994 tarihinde davacının adresine gönderdiğini bu nedenle temerrüdün söz konusu olmadığını savunmuştur.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık Ağustos 1994 ayına ait kira parasıın yasal olarak ödenip ödenmediği ve bu ay için kiracının temerrüdünün oluşup oluşmadığının, saptanmasından ibarettir. Davalıya 14.10.1994 keşide ve 24.10.1994 tarihinde tebliğ edilen ihtarla Ağustos 1994 yı kira parasının 30 gün içerisinde ödenmesinin istemiştir. Davalı ihtarın tebliğinden önce 9.8.1994 günü konutta ödemeli olarak istenilen ay kira parasını 1.680.000,- TL. olarak davacının adresine göndermiş, ancak bu para 1 aylık bekleme süresi içerisin davacı tarafından alınmamış bunun üzerine davalıya ........... 19.9.1994 tarihinde ihbarname çıkarıtlarak keyfiyet bildirilmiş ve paranın halen P.T.T. de bekletildiği anlaşılmıştır. Kira paraları, B.K. 73 maddesi gereğince, kiralayanın ayağına götürülerek ödenmesi gereken borçlardndır. Davalı, ihtarın tebliğinden önce istenen ay kira parasını konutta ödemeli olarak davacının adresine önderdiğine ve bu paradan halen davacı tarafından alınması için emrine made tutulduğuna göre davalı kendi üzerine düşen edimini yerine getirmiştir. Davalının konutta ödemeli olarak kira borcunu P.T.T. ye yatırdığı tarih alacaklıya ödediği tarih olarak kabul edilmek gerekir. Artık bunun dışında davalı kiracıya 2. bir külfet tahmil edilerek ödeme yeri tayini istenmesi de iyiniyet kuralları ile bağdaşmaz. Bu durumda kiracının değil kiralayanın temerrüdünden söz edileceğinden temerrüt olgusunun gerçekleşmediği nazara alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile kiralananın tahliyesine karar verilmesi hatalı görüldüğünden hükmün bozulması gerekmiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılann yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karışılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararından açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi Usul ve Yasa'ya aykırıdır. Bu nedenle direnme karrı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı (BOZULMASINA), 16.10.1996 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy