(818 S. K. m. 18) (743 S. K. m. 659)
Dava ve Karar: Mahalli Mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı Şuf'a davasına dair karar davalılardan N. T. tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşüldü.
Dava şuf'alı payın iptali ve davalı adına tescili istemidir. Mahkemece istem gibi davacı adına tescile karar verilmiş hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Şuf'alı payın ilişkin olduğu taşınmaz paydaşlarca özel olarak taksim edilip herbir paydaş belirli bir kısmı kullanırken bunlardan biri kendisinin tasarrufundaki yeri ve ona tekabül eden payı bir üçüncü şahsa satarsa, zamanında o yerde hak iddia etmeyen davacının, tapuda pay satışı şeklinde yapılan işlem nedeniyle şuf'a hakkını kullanması M.K.nun 2 nci maddesinde yer alan objektif iyi niyet kuralıyla bağdaşmaz. Kötüye kullanılan bu hak kanunen himaye görmez. 14.2.1951 gün 17/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bu hususun davanın her aşamasında ileri sürülmesi, hatta mahkemenin kendiliğinden nazara alması gerekir. Savunmanın tevsii bu gibi durumlarda söz konusu değildir. Davanın bu bakımdan reddi gerekir.
Olayımızda: Davalı şuf'alı payın ilişkin olduğu taşınmazın kendisine yapılan pay satışından önce haricen ve eylemli biçimde taksim olunduğunun davacının yeriyle satınaldığı yerin ayrı yerler olduğunu cevap dilekçesinde iddia etmiştir. Bu savunma ve yukarıda açıklanan ilke karşısında davacının şuf'a talep etmekte iyi niyetli olup olmadığı açısından harici ve eylemli taksime ilişkin taraf delillerinin toplanması ve sonucuna göre bir karar verilmesi icabeder. Bundan zühul olunması hatalı olmuştur.
2- Kabule göre de satış bedelinin ne kadar olduğu hususunda taraflar arasında uyuşmazlık mevcuttur. Davacı tapuda belirtilen satış bedelinin gerçek bedel olmadığını iddia etmişse de bu konuda delil getirmemiştir. Bir kısım tanıklar dinlenmişse de bunların payın satış bedelinin ne kadar olduğu hakkında bir bilgileri bulunmamaktadır. Keşifte bilirkişinin ifade ettiği değer takdiriyle taksimin bir belirtme niteliğinde olduğundan o beyan tek başına iddianın sabit olduğunun kabulüne yeterli olamaz. Bu bakımdan tapuda yazılı satış bedeli ve masraflar tutarının depo ettirilmesi icabederken eksik bedel depo ettirilip buna göre hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüyle HUMK.nun 428 inci maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 27.06.1996 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy