(4721 S. K. m. 798) (1086 S. K. m. 57)
Dava: Mahalli Mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı şufa davasına dair karar duruşmalı olarak fer'i müdahil Paşabahçe Tic. Ltd. Şti. tarafından temyiz edilmiş olmakla 21.5.1996 günü duruşması yapılmış, belli günde fer'i müdahil Paşabahçe Tic. Ltd. Şti. vekili Av. Sedef Selma Kuştutan, davacı Recep Varan vekili Av. Erdoğan Öztekin geldiler. Davalı asil gelmedi. Tebligat var. Hazır bulunanların şifai beyanları dinlendikten sonra dairemizin 21.5.1996 gün ve 2819-4932 sayılı ilamı ile temyiz istemin reddine karar verilmişti. Bu kararın tashihen tetkiki davaya katılan Paşabahçe Ticaret Ltd. Şti. tarafından süresi içinde istenilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: 28.1.1994'de şufa davası açılırken şufalı payın maliki Ahmet Çavuşlar davalı olarak gösterilmiş, bu dilekçede ipotekten söz edilmediği gibi o konuda bir istekte de bulunulmamıştır. Bu itibarla ipoteğin kaldırılması isteğiyle açılmış bir dava bulunmamaktadır.
Şufalı pay üzerindeki ipotek hakkı sahibi Paşabahçe Ticaret Limited Şirketi bu davaya fer'i müdahil olarak katılarak lehine olan ipoteğin dikkate alınması gereğini belirtmiştir. Bu belirtmenin niteliği karşısında bu şirketin davalı veya mukabil davacı olduğunun kabulü mümkün değildir. Bu bakımdan davanın asıl tarafı olmayan müdahile muzaf olarak hüküm kurulabilmesi mümkün değildir. (HUMK.57.md)
Ancak fer'i müdahilin de aleyhine hüküm kurulduğu kabul edilebileceğinden bu özellik sebebiyle davalı ile birlikte hareket etme, birlikte temyiz isteği bulunma zorunda olmadığı bu defa ki incelemeden anlaşıldığından karar düzeltme isteğinin kabulü ile temyiz isteminin reddine ilişkin dairemizin 21.5.1996 gün 2819/4932 sayılı kararının kaldırılmasına oybirliğiyle karar verilerek;
Temyiz dilekçesi ve dosya incelendi:
Dava evrakı ile duruşma zabıtları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına ve şufa hakkını kullanan kimse şufalı pay müşteriye kaça satılmış ise o bedel üzerinden alma hakkına haiz olacağına, şufa hakkının doğumundan sonra vaki değişikliklerden zarar görmemesi gerekeceğine davada şufa hakkı doğduktan sonra şufalı pay üzerine satış bedelinin bir kaç misli ipotek tesis edilmesinin davacıyı bağlamayacağına, fer'i müdahil olsa da olmasa da aynı kararın verilmesi gerekeceğine göre yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, davacılar yararına takdir olunan 750.000. TL ücreti vekaletin fer'i müdahil Paşabahçe Ticaret Limited Şirketinden alınarak davacılara verilmesine ve aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenden alınmasına, 26.09.1996 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
Karar düzeltme isteminin kabulüne dair yukarıdaki kararda da oybirliğiyle kabul edildiği gibi, HUMK. nun 57. maddesine göre üçüncü şahsın müdahalede bulunduğu davalar sonunda hüküm, yanına katılan tarafa muzaf olarak verilir. Müdahilin isteğinin kabul veya reddi yönünde bir karar verilemeyeceği gibi asıl taraflardan birinin müdahille ilgili ve işin esasına ilişkin isteklerinin red ve kabulüne karar verilemez.
Yine, ıslah suretiyle de olsa bir davaya hasım ilave edilemez, değiştirilemez. Dahili dava yoluyla da hasım ilave edilmesi mümkün değildir.
Olayımızda, ipotek hakkı sahibinin fer'i müdahil olduğunda uyuşmazlık bulunmadığına göre onun hakkında bir hüküm verilmesi mümkün değildir. Davacı fer'i müdahilin sahip olduğu ipotek hakkının nasıl sona ereceği, nasıl terkin olunacağı MK. nun 798 ve sonraki maddelerinde düzenlenmiştir. İpotekli takyit edilmiş olan gayrimenkulün maliki alacağın sukutu halinde dahi tapu sicilindeki kaydın terkinini ancak alacaklıdan isteyebilir. Başkasının alacağı için üzerinde ipotek tesis edilen gayrimenkulün maliki borçlu hakkındaki şartlara göre borcu ifa edip gayrimenkulü rehinden kurtarabilir ve o takdirde ispat ettiği borç için alacaklının yerine geçer.
Ayrıca, olaydaki gibi ipoteğin muvazaalı olarak tesis edildiği iddia edildiğinde bu muvazaadan zarar gören genel hükümlere göre kaydın iptalini isteyebilir ki bu da ancak ipotek hakkı sahibinin taraf olacağı bir dava ile olur. Bu olayda şufa hakkı sahibi ipoteğin muvazaalı olarak ve şufa hakkının kullanılmasını engellemek veya güçleştirmek için tesis edildiğini iddia ettiğinden yapacağı iş ayrı bir dava açıp gerektiğinde dava ile şufa davasının birleştirilmesini isteyerek böylece davanın tarafı olacak o hak sahibi hakkında karar almaktır. Muvazaanın çok açık olması, isbata dahi gerek görülmeyecek olması belirtilen gerekliliği ortadan kaldırmaz. Asıl olan o hakkın ancak hak sahibinin taraf olduğu dava sonunda bir karar verilmesidir. Bu görüşle ipotek alacaklısının taraf olmadığı dava sonunda ipoteği ortadan kaldıran yerel mahkeme kararının onanmasına katılamıyoruz. 26.09.1996 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy