(818 S. K. m. 18) (743 S. K. m. 658, 659)
Dava: Mahalli Mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı şufa davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava şufalı payın iptali ile tescili istemine ilişkindir. Mahkeme davayı kabul etmiş, hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.
Davacı, davalının 27.6.1995 tarihinde satış yolu ile iktisap ettiği pay için şufa hakkını kullanarak bu davayı açmıştır. Bu payın satış bedelinin tapuya göre 150 milyon olmasına rağmen gerçek bedelin 9 milyon liradan ibaret olduğunu iddia etmiş bulunmaktadır. Ancak tapudaki satış bedelinin muvazaalı olduğuna, ilişkin bir delil getirilmemiştir. Bu paya tekabül eden genişlikteki taşınmazın değerinin ne olabileceği hususundaki bilirkişi mütalaası tahmin ve takdire dayandığından sadece bu delille bedelle muvazaa iddiasının kanıtlandığı kabul edilemez. Kaldı ki bilirkişi mütalaası tapudaki durumu doğrular niteliktedir. Her ne kadar 1994 yılı içinde satıcı ile davalı arasında yapılmış satış vaadi sözleşmesinin bedeldeki muvazaa iddiasını doğruladığı iddia edilmekte ise de satıştan önceki o anlaşmanın tapudaki bedelin aksinin kabul edilmesine esas alınamaz. Böylece bedeldeki muvazaa iddiasının ispatlanamadığı göz önünde bulundurulup tapudaki satış bedeli üzerinden şufa hakkının tanınması istendiği takdirde o bedelin ve masrafların tutarının depo ettirilmesi ve bu bedelle davanın kabulüne karar verilmesi gerekir. Bundan zühul olunarak yazılı gerekçe ile şufa bedelinin 20 milyon lira kabul edilmesi hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK. nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 21.10.1996 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy