(743 S. K. m. 628) (1086 S. K. m. 389)
Dava: Malatya 2. Sulh Hukuk Mahkemesinden verilen 13.10.1987 tarih ve 1987/30 Esas, 1987/552 sayılı hükmün temyiz edilmemek suretiyle kesinleşmesi nedeniyle ve yürürlükteki yasaya aykırı olduğu iddiasıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19.9.1996 gün ve Hukuk 68964 sayılı yazıları ile kanun yararına bozulmasının istenmesi üzerine dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Mahkemece 426 parsel nolu taşınmazın aynen taksimine karar verilmiş ise de davacı ve davalılardan her birine düşen bölümler belirlenerek kararda gösterilmemiştir.
HUMK.'nun 389. maddesine göre kararın infazı kabil olacak şekilde açık ve sarih olması gerekmektedir.
Bu itibarla taksim projesindeki bölümlerin hangi paydaşa verileceği konusunda taraflar anlaşamazlarsa, mahkeme huzurunda kura çekilerek, hangi kesimin hangi paydaşa verileceğinin belirlenmesi ve hükümde gösterilmesi gerekirken, bundan zuhul olunarak yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK.'nun 427/6. maddesi uyarınca sonuca etkili olmamak koşulu ile kanun yararına BOZULMASINA ve gereği yapılmak üzere kararın bir örneği ile dosyanın C.Başsavcılığına gönderilmesine, 14.10.1996 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy