(818 S. K. m. 260) (2004 S. K. m. 269)
Dava: Mahalli Mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye-alacak davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Dava temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesi ve kira alacağının tahsili istemlerine ilişkindir. Mahkemece istem gibi karar verilmiş ve hüküm davalı tarafından temyiz olunmuştur.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere ve özellikle davalının 9.7.1996 günlü oturumdaki ikrarına göre davalının kira alacağının tahsili kararına yönelik temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Tahliye kararına yönelik temyize gelince:
B.K. 260. maddesi uyarınca temerrüt sebebine dayalı tahliye davasını kiralayanın açması gerekir. Kiralayan durumunda olmayan malik veya kiralananı sonradan iktisap eden kimsenin önceden kiracıya ihbar göndererek malik olduğunu, kira bedellerinin bundan sonra kendisine ödenmesini istemesi, bu sonuçsuz kalırsa şartlara haiz temerrüt ihtarı tebliğ ettirmesi, ondan sonra dava açması gerekir. Dava hakkına ilişkin bu hususun mahkemece kendiliğinden gözetilmesi icap eder. Kiracıya tebliğ edilen ihtarın yasal şartları taşıması, istenen kira parasının muaccel olması ve bu kira bedelinin en az verilen otuz günlük süre içinde ödenmemiş olması gerekir. Kira parası götürülüp kiralayanın ayağında ödenmesi gereken borçlardan olduğundan ona götürülerek elden verilmesi veya masrafı kiracıya ait olmak şartıyla konutta ödemeli olarak gönderilmesi gerekir. Buna uygun olmayan ödemeler yasal değildir. Ancak buna aykırı bir ödeme teamülü taraflar arasında yerleşmişse ona uygun ödeme de geçerli sayılır. Kiracı veya kiralayanın temerrüdü bu esaslara göre çözümlenir.
Olayımızda: Davacı, davadan önce davalıya tebliğ edilmiş bir ihtarnameye dayanmamış, Kastamonu İcra Müdürlüğü'nün 1996/1191 sayılı icra takibindeki ihtarlı ödeme emrine dayanmıştır. Bu ödeme emrinin bu dava için B.K. 260. maddesindeki ihtarname yerine geçeceği İcra İflas Kanunu'nun 269. maddesi gereğidir. Ancak, bu ödeme emrinin dayanağını teşkil eden 20.3.1996 günlü takip talepnamesinde sadece alacağın faizi ile birlikte tahsili istenmiş, ödeme yapılmadığı takdirde ayrıca kiralananın tahliyesinin isteneceği belirtilmemiştir. Bu bakımdan davalıya gönderilen ihtarlı ödeme emrinde 30 günlük sürede ödeme yapılmadığı takdirde kiralananın tahliyesinin isteneceğinin yazılmış olması davacının talepnamedeki istek ve iradesine uygun değildir. Bu itibarla ortada geçerli ve yasal içerikli ihtarnamenin varlığı kabul edilemez. Bu husus ve yukarıda açıklanan esaslar karşısında tahliye davasının reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde tahliye kararı verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle hükmün alacağa ilişkin kısmının ONANMASINA, 2. bentte yazılı sebeple tahliyeye ilişkin kesiminin BOZULMASINA, Onanan kısım için aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenden alınmasına, 5.11.1996 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy