(6570 S. K. m. 7) (818 S. K. m. 256)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla; dosyadaki bütün kağıtlar okunup, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, kira sözleşmesine aykırılık nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkeme, davayı kabul etmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, 01.01.1995 başlangıç tarihli sözleşme ile kiralanın kiracısı olan davalının sözleşmede şart koşulduğu gibi stopajı ödemiş olmasına karşın, makbuzlarını kendisine vermediğini, ihtara rağmen bu mükellefiyete uymadığını iddia ederek, kiralananın tahliyesini istemiştir.
Davalı, davayı cevaplamamış, duruşmaları da takip etmemiştir.
Kiralananın kullanılmasına ilişkin olarak akde aykırı davranılmasının esasları ve sonuçları, BK' nun 256. maddesinde düzenlenmiştir. Kiracı, kiralananı kullanırken tam bir ihtimam dairesinde hareket etmek ve apartman kirasında, bina dahilinde oturanlara karşı icap eden vazifeleri ifa etmek zorundadır. Bu zorunluluklara uyulmaması ve ihtara rağmen muhalefete devam edilmesi takdirinde, kira akdinin feshi istenebilir. Böylece, akde aykırılıktan ve buna muhalefetten sözedilebilmesi için, iddia olunan muhalefetin kiralananın kullanılmasına ilişkin olması icap eder. Olayda, iddia olunan akde aykırılık, kiralananın kullanılmasına ilişkin olmayıp, esasen ödenmiş olan stopaj makbuzlarının kiralayan verilmemesinden ibaret olup, bu olgunun akde aykırılık olarak kabul edilebilmesi olanaksızdır. Bu yüzden davanın reddine karar vermek gerekirken, yazılı gerekçelerle tahliye kararı verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK' nun 428. maddesi uyarınca hükmün (BOZULMASINA), istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 08.02.1996 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy