(818 S. K. m. 289)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan tahliye davasında dair davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava akde aykırılık suretiyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkeme davayı reddetmiş ve hüküm davacı vekili tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı idare, 1.7.1996 başlangıç tarihli yazılı kira sözleşmesi ile davalıya bağ olarak kiralanan taşınmazın bağ vasfını kaybetmeden budamasını zamanında yaparak üzerindeki ağaçları koruyarak ve bakımına gerekli özen gösterilerek kullanılması gerektiğinin sözleşmenin özel şartlarının ikinci maddesinde belirtildiğini ve fakat kiracının bağda hiçbir bakım budama işi yapmadığını, kendisine bu yolda yapılan uyarının ve verilen sürenin fayda sağlamadığını iddia ile bu davayı açmıştır.
Davalı gerekli bakımın yapıldığını, akde aykırılık bulunmadığını savunup davanın reddini istemiştir.
Kira sözleşmesi hasılat getiren taşınmazın kiralanmasına ilişkin olduğundan Borçlar Kanununun hasılat kirasına ilişkin hükümlerine göre uyuşmazlığın çözümü gerekir. Davadaki iddia karşısında yasal dayanağı Borçlar Kanununun 289. maddesi oluşturmaktadır. İddia ve savunmaya ait başka delil toplanmamış, mahallinde yapılan keşifte de bağ omacalarının budanıp budanmadığı bütünüyle sözleşmenin ikinci maddesinde belirtilen özenli bakımın sağlanıp sağlanmadığı saptanmamıştır. Bu itibarla; akte aykırılık olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği anlaşılamadığına göre taraf delillerinin toplanması, mahallinde uzman bilirkişiden yeniden mütalaa alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bundan zuhul olunarak eksik inceleme ile davanın reddi hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK.nun 428. maddesi uyarınca hükmün (BOZULMASINA) ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 9.12.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy