(743 S. K. m. 2) (4721 S. K. m. 2)
Dava: Mahalli Mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı şuf'a davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup, gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Dava şuf'alı payın iptali ve davacılar adına tescili istemidir. Mahkemece istem gibi tescile karar verilmiş hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Şuf'alı payın ilişkin olduğu taşınmaz paydaşlarca özel olarak taksim edilip her bir paydaş belirli bir kısmı kullanırken bunlardan biri kendisinin tasarrufundaki yeri ve ona tekabül eden payı bir üçüncü şahsa satarsa, zamanında o yerde hak iddia etmeyen davacının, tapuda pay satışı şeklinde yapılan işlem nedeniyle şuf'a hakkını kullanması MK'nun 2. maddesinde yer alan objektif iyi niyet kuralı ile bağdaşmaz. Kötüye kullanılan bu hak kanunen himaye görmez. 14.2.1951 gün ve 17/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bu hususun davanın her aşamasında ileri sürülmesi, hatta mahkemenin kendiliğinden nazara alması gerekir. Savunmanın tevsii bu gibi durumlarda söz konusu değildir. Davanın bu bakımdan reddi gerekir.
Olayımızda: Şuf'alı payın ilişkin olduğu taşınmazın tümü satıcı N'nin babası, davacıların dedesi S'ye ait iken ölümünden sonra 1967 yılında 3 çocuğu arasında haricen ve eylemli biçimde taksim olunduğu, kullanımlar bu şekilde devam ederken, N'nin kendi kullanımındaki belli ve muayyen yeri davalıya sattığı, davacıların babaları H'ye ait yeni yerin onların kullanımında olduğu mahallinde yapılan keşifte dinlenen tanık beyanları ve mahkemenin müşahedesinden anlaşılmıştır. Bu olgu ve yukarıda açıklanan esaslar karşısında davacıların davalıya satılan yerden dolayı şuf'a hakkı talep etmekte iyi niyetli oldukları kabul edilemez. Bu iyi niyet açısından taksimin hukuken geçerli olması, eşitlik sağlanıp sağlanmaması aranmaz. Bu yüzden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, aksi düşünce ile kabulü isabetsiz olmuştur. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK'nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 13.3.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy