(4721 S. K. m. 732)
Dava ve Karar: Mahalli Mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı şuf'a davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava şuf'alı payın iptali ile davacı adına tescili istemine ilişkindir. Mahkeme davanın kabulüne karar vermiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili davacının da müstakil payı bulunan şuf'alı taşınmazda davalının 16.05.1994 tarihinde 300/770 pay satın aldığını, satışı 06.07.1994 günü öğrendiklerini ve davanın bu nedenle süresinde olduğunu, dava konusu payın satış tarihinde gerçek değerinin 5.000.000 TL. olmasına rağmen şuf'a hakkının engellenmesi maksadıyla satış bedelinin tapuda 25.000.000 lira olarak gösterildiğini mahkemece payın değerinin yeniden belirlenerek bu bedel üzerinden davacı adına tescilini talep etmiştir. Davalı vekili davanın süresinde açılmadığını, tapudaki satış bedelinin gerçek alım satım bedeli olduğunu, taşınmazın paydaşlar arasında eylemli olarak paylaşıldığını, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece şuf'alı payın keşifte belirlenen değeri 5.250.000 TL. ve davalının yaptığı tapu harç ve masraflarının depo ettirilerek payın iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.
Davacı bedelde muvazaa iddiasında bulunduğuna göre bunu kanıtlaması icap eder. Bu iddiasını aktin tarafı olmadığından tanık dahil her türlü delil ile ispat edilebilir. Davacı bu iddiasını kanıtlama yolunda herhangi bir delil ibraz etmemiştir. Bu hususta keşif tek başına yeterli değildir. Mahkemenin keşfen belirlenen değer üzerinden şuf'a hakkını tanıması, doğru olmadığı gibi, davalı şuf'a hakkının süresinde kullanılmadığını ayrıca şuf'alı payın ilişkin bulunduğu taşınmazın paydaşlar arasında taksim edilip eylemli olarak bu şekilde kullanılageldiğini savunduğuna göre bu hususta deliller istenip toplanmadan gerekirse, taksim yönünden mahallinde keşif yapılmadan varsa davacının mukabil delilleri takipleri istenmeden noksan inceleme ile yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur. Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 24.03.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy