(818 S. K. m. 260) (6570 S. K. m. 7)
Dava: Mahalli Mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye-alacak davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesi ve kira alacağı istemine ilişkindir. Mahkeme tahliye isteğinin reddine, kira alacağının kısmen kabulüne karar vermiş, hüküm davacı vekili tarafından tahliye'ye yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı ile eski malik arasında yapılmış sözlü bir kira sözleşmesi bulunduğunu kira bedelinin 1.200.000.-TL olarak kararlaştırıldığını kendisinin bu yeri 16.3.1995 tarihinde satın aldığını satın alma durumunu davalının bildiğini buna rağmen aylık kiraları kendisine ödemediğini 4.4.1996 tarihli ihtarı keşide ettiğini yasal süre içinde yine ödeme yapılmdığını birikmiş kira bedeli tutarı ile 1996 yılı Şubat ve Mayıs ayları kirası olarak 15.600.000.-TL kira bedelinin davalıdan tahsilini ve temerrüt nedeniyle tahliyesini istemiştir.
Davalı ise kendisine daha önce kira paralarının ödenmesi konusunda bir ihtar yapılmadığını savunmuş davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davacının 16.3.1995 günlü iktisabından sonra veya itarda bulunmadığı gerekçesiyle tahliye isteğinin reddine karar vermiştir.
Davalı 1.10.1996 günlü oturumda eski malik ve aylık kira bedelinin 1.200.000.-TL olması konusunda anlaşma yaptıklarını bundan 10 gün sonra kiralananın davacıya satıldığını davacının eniştesinin gelerek kendisine kira bedelini 1.500.000.-TL'ye çıkardıklarını söylediğini kendisinin de daha 10 gün önce 1.200.000.-TL üzerinden eski malikle anlaştıklarını artırmayı kabul etmeyeceğini söylediğini kabul etmiştir. Bu ifadeden davalının bu yerin davacı tarafından satın alındığını bildiği buna rağmen istenilen kira bedeli fazla geldiği için ödeme yapmadığı anlaşılmaktadır. Yeni malikin kim olduğu davalı tarafından bilinen durumlarda ayrıca ihbar veya ihtara gerek yoktur. Davalının en azından kendinin de kabul ettiği miktardaki kirayı ödemesi gerekir. Verilen 30 günlük süre içerisinde bir ödeme yapılmdığı anlaşıldığı ve davalı tarafından da kabul edildiğine göre temerrüt olgusunun gerçekleştiğinin kabul edilmesi gerekir. Bu nedenle tahliye isteğinin reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK.nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 27.01.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy