(743 S. K. m. 3, 659) (1086 S. K. m. 186) (4721 S. K. m. 3, 732)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan şuf'a davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak dahili davalı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara davetiyeler gönderilmişti. Belli günde davacı vekili Av. E. B. ve davalı vekili Av. K. Y geldiler. Hazır bulunanların şifahi beyanları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kâğıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Dava şuf'alı payın iptal ve tescili istemine ilişkindir. Mahkeme davanın kabulüne karar vermiş hüküm davalılardan E. Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Şuf'alı pay dava sırasında bir başka şahsa veya satışı yapan paydaşa satılırsa davacı, usulün 186. maddesi uyarınca seçimlik hakka haizdir. Dilerse davayı yeni satın alan şahsa yöneltir, isterse davayı tazminata dönüştürerek dava ettiği şahıs hakkında yürütür. Bu itibarla davacıya seçimlik hakkını kullanması yönünden mehil verilmesi gerekir. Şuf'alı payın eski sahibine dönmesi, davacının ilk satışla doğan şuf'a hakkına engel teşkil etmez. Dava, şuf'alı payı iktisap eden paydaşa yöneltilirse onun hakkında devam ettirilir.
İlk satış bedeli ile ikinci satış bedeli farklı ise davacının hangi satış bedelinden sorumlu olacağı konusu önem taşımaktadır. Son satın alan şahsın iyi veya kötü niyetli olmasına göre durum değişir. Son satın alan şahıs kötü niyetli ise davacı ilk satış bedeli ile aksi halde son satış bedeliyle sorumlu olacaktır. Burada ispat külfeti de tabiatıyla davacıya düşecektir. Davacı tanık dahil her türlü delille son satın alan ve dava yöneltilen şahsın ilk satışı ve bedelini bildiğini, buna rağmen muvazaalı olarak şuf'a hakkını önleme amacıyla bedelin fazla gösterildiğini kanıtlaması gerekir. İkinci satış fazla bedelle ilk satana yapılmışsa, o kimse birinci satışın tarafı olduğu için kötü niyetli olduğunun kabulü icap eder. Davacının ayrıca delil ibrazına gerek yoktur.
Olayımızda: Şuf'alı pay ilk önce Y. K.ye 10.4.1996 tarihinde 2.362.500.000.-TL'ye satılmış ve bu satıştan dolayı 26.4.1996 tarihinde açılan dava ile şuf' a hakkı kullanılmıştır. Dava açıldıktan sonra aynı payın ilk alıcı Y tarafından 13.5.1996 tarihinde bu defa 5.500.000.000.-TL. bedelle son defa E., Ş.ye satıldığı anlaşılmaktadır. Davalı, şuf'a davasından haberdar olmadığını ve tamamen iyi niyetle tapuda yazılı bedelle satın aldığını savunduğuna göre yukarıda açıklanan esaslar dikkate alınarak bu davalının kötü niyetli olduğunun davacı tarafından kanıtlanması gerekir. Davacı delil listesinde tanıkları olduğunu da bildirmiştir. Bu bakımdan davacının tanıklarının dinlenmesi ve toplanan tüm deliller bir arada değerlendirilerek varılacak sonuca göre karar verilmesi icap eder. Bundan zühul olunarak noksan inceleme ile yazılı şekilde ilk satıştaki bedelin depo ettirilmesi hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 6.000.000.-TL. duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınıp davalıya verilmesine ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 30.9.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy