(743 S. K. m. 659) (4721 S. K. m. 732)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan şuf'a davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Dava şufalı payın iptali ile davacı adına tescili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, davacının dava konusu taşınmazda 4/15 payının bulunduğunu, bir kısım paydaşların paylarını davalıya satış yaptıklarını, bu satışı 31.5.1996 günü öğrendiğini, süresinde açtığı işbu dava ile davalı adına kayıtlı 10/18 payın önalım hakkı nedeniyle iptali ve adına tescilini istemiştir. Davalı dava konusu payın davacı H. S.ye teklif edildiğini, onun almadığını, bunun üzerine kendisinin aldığını, davanın reddini savunmuştur.
Şuf'a hakkı tapuda yapılan satış işlemi ile doğar. Satıştan önce davacıya teklif edilip de alınmaması, kanundan doğan şuf'a hakkının kullanılmasına engel teşkil etmez. Davalı hak düşürücü sürenin geçirildiği savunmasında bulunmadığı, eski dinlenen tanıklar da hak düşürücü sürenin geçtiğini beyan etmemişlerdir. Bu durumda davacının iddia ettiği tarihe göre dava süresinde açıldığından mahkemece yapılacak iş şuf'a bedelinin verilecek münasip süre içerisinde depo edilmesi halinde şuf'a hakkının tanınmasına karar verilmek gerekirken yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 22.9.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy