(818 S. K. m. 270) (6570 S. K. m. 1)
Dava: Tahliye davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava feshi ihbar nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkeme istem gibi karar vermiş, hükmü davalı vekili temyiz etmiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde kiralananın otopark olarak işletilmek üzere kiraya verildiğini, yanlar arasındaki hukuki ilişkinin hasılat kirası olduğunu bu durumda kiralananın Borçlar Kanunu hükümlerine tabi olduğunu, davalıya akdin feshini içerir ihtarnamenin 6 ay önce tebliğ ettirildiğini, tahliye edilmediğini ileri sürerek feshi ihbar nedeniyle kiralananın tahliyesini talep etmiştir.
Davalı vekili husumetin kendilerine tevcih edilemeyeceğini, kiralananın hasılat kirası dahi olsa 6570 sayılı yasa hükümlerine tâbi olacağını davanın reddini savunmuştur.
Taraflar arasında yapılan 9.12.1985 başlangıç tarihli 1 yıl süreli kira sözleşmesinde kiralananın çok katlı otopark olarak kiraya verildiği anlaşılmaktadır. Davalı vekili her ne kadar husumetin müvekkillerine tevcih edilemeyeceğini bildirmiş ise de sözleşmede davalının kiracı olarak sözleşmeyi imzalamasına ve kira tespit davalarının da davalı aleyhine açılarak yürütülmüş olmasına göre husumet tevcihinde ve davanın yürütülmesinde bir usulsüzlük olmadığından bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir. Kiralananın hasılat kirasına konu teşkil ettiği uyuşmazlık konusu değildir. Burada çözümlenmesi gereken husus hasılat kirasının 6570 sayılı yasanın uygulama alanına girip girmediğinin saptanmasında toplanmaktadır.
6570 sayılı yasanın uygulama alanını belirleyen 1. maddesinde iki şart öngörülmüştür. Birinci şart kiralanan taşınmazın musakkaf olması, ikinci şart ise belediye sınırları içersinde veya iskele, liman veya istasyonlarda bulunmasıdır. Kanun adi kira ve hasılat kirası arasında bir ayırım yapmamıştır. O halde kanunda yazılı yerlerde bulunan ve galip vasfı musakkaf olan taşınmazların hasılat kirasına ait uyuşmazlıkların çözümünde de 6570 sayılı kanun ile bu kanuna aykırı olmayan Borçlar Kanunu'nun hasılat kirasına ilişkin hükümlerinin uygulanması icap eder.
Dava konusu yer hasılat kirasına konu teşkil etmekle birlikte 6570 sayılı yasanın uygulama alanı içerisinde bulunduğundan, tahliye kararı verilebilmesi için 6570 sayılı kanunun 7. maddesinde yazılı tahliye nedenlerinden birine dayanması ve tahliye nedenlerinin var olup olmadığının incelenmesi gerekir.
Olayımızda: Taşınmazın mücerret hasılat kirasına konu teşkil etmesi yukarıda açıklanan ilkeler nazara alınmadan Borçlar Kanunu'nun 287. maddesinde yazılı sürelerden yararlanarak ve feshi ihbar yoluyla tahliyenin sağlanması mümkün değildir.
Herhangi bir ihtiyaç iddiasına dayanılmadığına göre davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle tahliye kararı verilmesi hatalı olmuştur. Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK'nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 22.9.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy