(1086 S. K. m. 8)
Dava: Mahalli Mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmkla dosyadaki btün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava kira sözleşmesine aykırılık, fuzuli işgal nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkeme davayı reddetmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Kira sözleşmesi Borçlar Hukukunun özel borç ilişkilerinden olup ii taraf için borç doğuran bir akittir. Yanların rızasıyla kendiliğinden, yahut mahkemenin tahliye kararıyla yahutta kiralananın ortadan kalkmasıyla sona erer. Kira sözleşmesinin devam ettiği sürece mal sahibinin günün rayicine uygun kira artırımı isteminde bulunması yasal hakkıdır. Taşınmazın boşaltılması tarihine kadar davacının kira parasını tespit ettirmesinde hukuki yararı vardır. HUMK.nun 8. maddesinin 11/1 fıkrasında ise kira sözleşmesine dayanan her türlü tahliye aktin feshi yahut tespit davaları, bu davalarla birlikte açılmış kira alacağı ve tazminat davaları ve buna karşılık olarak açılan davaların değerine bakılmaksızın bu hükmüne göre tahliye, aktin feshi, tespit davalarına ayrı ayrı veya birlikte bakabilecektir. Davacı da kira bedelinin tespiti için ayrı bir dava açmıştır. Aynı yer hakkında hem tespit hem de tahliye davası açılması hali davacı aleyhine yorumlanarak tahliye davasının hukuki yararı olmadığından bahisle davanın reddi hatalı olmuştur. İşin esasının incelenmesi gerekir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 07.10.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy