(818 S. K. m. 73, 260)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan tahliye davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kâğıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava temerrüt nedeniyle kiralanının tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkeme davayı reddetmiş hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık kira bedelinin zamanında ve ihtarname ile tanınan süre içinde ödenmemesi yüzünden temerrüt olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği noktasındadır. 1.12.1992 başlangıç tarihli ve 2 yıl süreli kira sözleşmesinde aylık kira parasının 6.000.000 lira olup ödemenin her ayın birinde peşin yapılması gerektiği uyuşmazlık konusu değildir. Davacı 1996 yılı Eylül, Ekim, Kasım, Aralık ve 1997 yılı Ocak, Şubat, Mart ayları kira parası aylık 6 milyon liradan 7 aylık 42 milyon liranın ödenmediğini iddia ederek, bu miktar kira parasının ödenmesi için 5.3.1997 tarihinde ihtarname keşide etmiş ve ihtarlı ödeme emri davalıya 7.3.1997 tarihinde tebliğ olunmuştur.
Davalı ihtarda istenen ay kira paralarından 1996 Eylül, Ekim ve 1997 yılı Şubat ve Mart ayları kira paralarını bankaya yatırdığını, 1996 yılı Kasım, Aralık ve 1997 Ocak ayı kirasını ise daha önce konut ihtiyacı nedeniyle aleyhine açılan davada, hükmün icraya konması üzerine tehiri icra kararı almak için teminat olarak yatırdığını, bu kararın lehine bozulduğunu, borcu olmadığını davanın reddini savunmuştur. İhtarda istenen ay kira paralarından 1996 Eylül, Ekim 1997 yılı Şubat, Mart kiralarının ihtarnamede tanınan 30 günlük süre içinde bankaya yatırıldığı uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık, teminat karşılığı icraya yatırılan paranın kira parası olarak kabul edilip edilmeyeceği noktasındadır. Davalı 1996 Kasım, Aralık ve 1997 Ocak ayları kira parasını, icra dosyasına icranın durdurulması için teminat olarak yatırdığını savunmuşsa da teminat parasının şartları gerçekleşmeden davacı tarafından alınması mümkün değildir. Kaldı ki temerrüt ihtarıyla istenen paranın sözleşmede kararlaştırılan ifa yerinde veya davacının konutunda ödenmesi gerekeceğinden (BK 73) davacı bu alacak için İcra Dairesi'ne gitmeye de zorlanamaz. Ayrıca icrası geri bırakılan kararın bozulması halinde borçluya iadesi de mümkündür.
Bu itibarla davanın kabulü ile kiralananın tahliyesine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde davanın reddi hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 17.11.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy