(743 S. K. m. 581, 631) (1086 S. K. m. 569) (4721 S. K. m. 640, 703)
Dava: Ortaklığın giderilmesi davasına dair karar, bir kısım davalılardan Ö. E. tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava borca karşılık neticeten 3 parça taşınmaz ortaklığının giderilmesi isteğine ilişkindir. Mahkemece satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmiş ve hüküm bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz olunmuştur.
İştirakli ortağın alacaklısı da İcra Tetkik Mercii'nden alacağı yetki belgesine dayanarak, borçlunun ortağı olduğu taşınmaz için ortaklığın giderilmesi davası açabilir. 14.4.1943 gün ve 15/48 sayılı içtihadı birleştirme kararına göre, yetki belgesinin İcra Tetkik Mercii'nden alınması zorunludur.
Davada iştirakli ortağın borç miktarının saptanması dava konusu taşınmaz birden fazla ise dava tarihindeki borçlu ortağın payına isabet eden değerler itibariyle, taşınmaz miktarının tespit olunması gerekir. Bunun sonucu borca yetecek taşınmaz veya taşınmazların ortaklığının giderilmesi, fazla kısımlara ilişkin davanın reddedilmesi icabeder.
Olayımızda davacı şirket vekili tarafından İcra Tetkik Mercii'nden alınan yetkiye dayanılarak davalılardan M. E.nin borcuna karşılık murisinden intikal eden 3 parça taşınmazdaki hissesi nedeniyle, ortaklığın giderilmesini istemiştir.
Bir kısım davalılar davanın reddini, davalı N. ise borca yetecek miktarda taşınmazın satışına karar verilmesini istemiştir. Mahkemece dava konusu edilen taşınmazlar hakkında yapılan keşifte, bilirkişiler tarafından düzenlenen raporlarda taksimlerinin mümkün olmayıp, satışla ortaklığın giderilmesinin mümkün olduğu, 1329 parsel sayılı taşınmaz üzerinde davalılar H. Ö., M. ve Ö. E.ye ait ve ayrıca muristen intikal eden muhdesat bulunduğu belirtilerek, değer tespiti ile arza oranları kurulmuş, mahkemece de bu raporlara dayanılarak her üç parselin de satış suretiyle ortaklığının raporlardaki oranlar dikkate alınarak satışla giderilmesine karar verilmiştir. Taraflarca muhdesatın aidiyeti konusunda itirazda bulunulmamış ve temyiz nedeni de yapılmamıştır.
1993 yılından bu yana borç miktarının ne olduğu ve ödenip ödenmediği, gönderilen icra dosyası fotokopilerinden anlaşılamamaktadır. Mahkemece borç miktarının halen ne kadar olduğunun ve ödenip ödenmediği ilgili icra müdürlüğünden sorularak ödenmemişse, bildirilecek miktara göre dava konusu taşınmazların değerleri karşılaştırılarak, borçlu davalının payına düşecek miktar bakımından yeterli sayıda taşınmazın satışına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde her üç parselin de satışına karar verilmesi hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK'nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 17.11.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy