(743 S. K. m. 619, 627, 628)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar davalılardan A tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kâğıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava bir parça taşınmaz ortaklığının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece satış sureti ile ortaklığın giderilmesine karar verilmiş, hüküm davalı A vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Ortaklığın giderilmesi davalarında paydaşlar sağ ise kendilerinin, ölü ise ilgilisine ibraz ettirilecek veraset belgesiyle tespit edilecek mirasçılarının davaya dahil edilmesi böylece tarf teşkilinin sağlanması zorunludur. M'nun (Danişmen) ölü olduğu anlaşılmakla veraset belgesi istenilerek tüm mirasçılarının davaya iştirakinin sağlanması;
2- Kabule göre de;
Satış yoluyla ortaklığın giderilmesi istenilen taşınmaz üzerinde bina ağaç vesaire gibi muhtesat varsa bunlar M.K. 619. maddesi uyarınca arzın mütemmim cüz-ü sayıldığından arzla birlikte satışına karar verilir. Ancak bunlarınbir kısım paydaşlara aidiyetine ilişkin tapuda şerh varsa veya bu hususta tüm paydaşlar ittifak ediyorsa o takdirde değerlere göre oran kurulması ve satış parasının bu oran esas alınarak dağıtılması gerekir. Oran kurulurken muhtesatın ve arzın dava tarihi itibarıyla ayrı ayrı değeri takdir ettirilir, bu değerler tarihi itibarıyla ayrı ayrı değeri takdir ettirilir, bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri saptanır, bulunan tüm değer muhtesat bedeline ve arzın kıymetine ayrı ayrı oranlanarak yüzde itibarıyla ne kadarının muhtesata ne kadarının arza isabet ettiği belirlenir. Satış bedelinin dağıtımında da bulunan bu yüzde nispetler göz önünde tutularak muhtesata isabet eden kısmın sadece muhtesat sahibine veya payları nispetinde sahiplerine arza isabet eden kısmında payları oranında tüm paydaşlara verilmesi icap eder.
Muhtesatın arzın paydaşlarına değil de 3. şahsa aidiyetinin anlaşılması halinde bu şahsın mehtesat nedeniyle davaya dahil etme ona satış bedelinden pay verme mümkün değildir.
Olayımızda: Paydaşlardan A.Ç.'e ait olduğu kabul edilen muhtesatın değeri bilirkişi raporunda belirlenmiş olmasına rağmen yukarıda belirtilen esaslara göre kurulacak oran dahilinde muhtesat bedelinin ödenmesine karar verilmesi gerekirken hüküm fıkrasında bu hususun gösterilmemesi hatalı olduğundan hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK'nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 7.12.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy