(743 S. K. m. 631)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar davalılardan R. Ç. tarafından süresi içinde temyiz edilmiş dosyadaki bütün kâğıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava iştirakli ortağın borcuna karşılık 2 parça taşınmaz ortaklığının giderilmesi isteğine ilişkindir. Mahkemece satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmiş ve hüküm davalılardan R.Ç. tarafından temyiz olunmuştur.
İştirakli ortağın alacaklısı da İcra Tetkik Mercii'nden alacağı yetki belgesine dayanarak borçlunun ortağı olduğu taşınmaz için ortaklığın giderilmesi davası açabilir. 14.4.1943 gün ve 15/48 sayılı İçtihadı Birleştirme kararına göre yetki belgesinin İcra Tetkik Mercii'nden alınması zorunludur. İcra memurunun böyle bir yetki belgesi verme hakkı yoktur. Tetkik merciinden belge alınmadan doğrudan doğruya veya icra memurunun verdiği belgeye dayanılarak dava açılması halide dava reddedilmez, yetkili merciden gerekli belge alınmak üzere davacıya süre verilmesi gerekir.
Alacaklı tarafından ortaklığın giderilmesi davasının açılması halinde borçlu ortak dahil tüm iştirakli ortakların davaya dahil edilmesi zorunludur.
Davada iştirakli ortağın borç miktarının saptanması dava konusu taşınmaz birden fazla ise dava tarihindeki borçlu ortağın payına isabet eden değerler itibarıyla taşınmaz miktarının tespit olunması gerekir. Bunun sonucu borca yetecek taşınmaz veya taşınmazların ortaklığının giderilmesi, fazla kısımlara ilişkin davanın reddedilmesi icap eder.
Olayımızda: Dava konusu taşınmazların taksimlerinin mümkün olmadığı yapılan keşifle belirlenmiş ve mahkemece de satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmiş ise de bu taşınmazların değerleri belirlenmemiştir. Oysa yukarıda belirtildiği üzere değeri belirlenen taşınmazlarda borçlu iştirakli paydaşın payına düşen miktarın tespiti ile borca yeter sayıda taşınmazın satışına karar verilmesi gerekir. Bu yön üzerinde durulmadan ve son borç miktarı icra müdürlüğünden sorulup belirlenmeden yazılı şekilde satış kararı verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 7.12.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy