(818 S.K. m. 260)
Dava: Mahalli mahkesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair akrar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Dava, temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece istem gibi karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili davacıya ait binanın iki katının 1.8.1997 başlangıç tarihli bir yıl süreli sözleşmeyle davalıya kiraya verildiğini, sözleşmeye göre aylık kiranın 30.000.000.-TL olarak tespit edilmesine rağmen davalınn kirayı 20.000.000.- olarak ödediğini, eksik ödenen 120.000.000. -TL kira için 2.7.1998 günü keşide edilen ihtarnamenin 8.7.1998 günü davalıya tebliğ edilmesine rağmen bir ödeme yapılmadığını, temerrüt nedeniyle davalının tahliyesini talep etmiştir. Davalı vekilii iki katın aynı sözleşmeyle aylık 30.000.000.-TL'ye kiralandığını ancak birinci katın bir kısmının bir bölmeyle ayrılmış olduğunu ve buradaki kiracının çıkmasıyla bu bölümünde teslim edilmesi gerektiğini, sözleşmenin her iki katın tamamının kapsadığını, birinci kattaki bölüm boşalmasına rağmen davacının bu kısmı teslim etmediğini bu nedenle eksik kira ödediğini davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece birinci kattaki teslim edilmeyen bölümün tüm kiraya oranının %17,5 olduğu bu durumda davalınn 5.250.000.- eksik ödeme yapması gerekirken aylık 10.000.000.-TL eksik ödeme yaptığı bu nedenle temerrüt olgusunun gerçekleştiği kabul edilerek tahliye kararı verilmiştir. Mahkemece yapılan keşifte birinci katta bir bölümün boş olduğu tespit edilmiştir. Bilirkişi bu alanın tüm kiralanana oranının %20 olduğunu, ancak işlevide göz önüne alındığında %17,5 oranına isabet ettiğini açıklamış, davacı bu rapora bir diyeceği olmadığını bildirmiştir. Kiralananın alan olarak %20'si davalı kiracıya teslim edilmedğine ve 30.000.000.- TL kira bedeli kira sözleşmesine konu tüm yerler için belirlendiği ve bir yıldan beri teslim edilen yer için 20.000.000.- TL aylık ödendiği ve burada itiraz edilmediği gözönünde tutulduğunda kira bedelinin belli ve muayyen bir miktar olmadığının kabulü gerekir. Böyle oluncada temerrüt olgusundan söz edilemeyeceğinden davanın reddine karar vermek gerekirken, aksi düşünceyle tahliye kararı verilmesi hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz itirazlarının kabulü ile H.UM.K.nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 7.6.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy