(1086 S. K. m. 2, 8) (743 S. K. m. 659)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan şuf'a davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava şuf'alı payın iptali ile davacı adına tescili istemine ilişkindir. Mahkeme görevsizlik kararı vermiş ve hüküm davacı tarafça temyiz olunmuştur.
Davacı, kendisinin paydaş olduğu taşınmazdaki bir kısım payın 7.11.1996 tarihinde davalıya satıldığını 13.12.1996 tarihinde öğrendiğini belirterek, aynı gün bu davayı açmıştır.
Davalı, tapuda belli olan satış bedelinin gerçek değer olmadığını, payın gerçek değerinin 2 milyar lira olduğunu savunmuştur.
Mahkeme mahallinde yapılan keşifte dava tarihi itibariyle şufalı payın 2 milyar liraya yakın olduğunu saptayarak görevsizlik kararı vermiştir.
Davalı tarafın aldığı pay satışında satış bedelinin tapudaki gibi olmadığını, o payın gerçek değerinin Sulh Hukuk Mahkemesi'nin görevini aşacak miktarda olduğunu bildirmesi dinlenmez. zira kendisinin taraf olduğu akdin bedel yönünden muvazaalı olduğu kabul edilemez. Diğer taraftan payın satış tarihi ile dava tarihi arasında 1 sene veya civarında bir süre geçmediği için o şekilde geç açılan davalarda uygulanabilen dava tarihinin nazara alınması görüşü aradan geçen bir ayı biraz geçen bir süre için uygulanamaz. O sebeple tapudaki satış bedelinin esas alınması ve buna göre davaya bakma görevi Sulh Hukuk Mahkemesi'ne ait olduğundan, diğer unsurlar üzerinde durularak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK'nin 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 05.05.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy