(818 S. K. m. 260) (2004 S. K. m. 269)
Dava: Mahalli Mahkemesi'nden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece istem gibi karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz olunmuştur. BK 260. maddesi uyarınca temerrüt sebebine dayalı tahliye davasını kiralayanın açması gerekir. Kiralayan durumunda olmayan malik veya kiralananı sonradan iktisap eden kimsenin önceden kiracıya ihbar göndererek malik olduğunu, kira bedellerinin bundan sonra kendisine ödenmesini istemesi, bu sonuçsuz kalırsa şartlara haiz temerrüt ihtarı tebliğ ettirmesi, ondan sonra dava açması gerekir. Dava hakkına ilişkin bu hususun mahkemece kendiliğinden gözetilmesi icabeder. Kiracıya tebliğ edilen ihtarın yasal şartları taşıması, istenen kira parasının muaccel olması ve bu kira bedelinin en az verilen otuz günlük süre içinde ödenmemiş olması gerekir. Kira parası götürülüp kiralayanın ayağında ödenmesi gereken borçlardan olduğundan ona götürülerek elden verilmesi veya masrafı kiracıya ait olmak şartıyla konutta ödemeli olarak gönderilmesi gerekir. Buna uygun olmayan ödemeler yasal değildir. Ancak buna aykırı bir ödeme teamülü taraflar arasında yerleşmişse, ona uygun ödemede geçerli sayılır kiracı veya kiralayanın temerrüdü bu esaslara göre çözümlenir.
Olayımızda: Davacı vekili davalının 1997 yılı Ağustos, Eylül ve Ekim ayları kira parasını zamanında ve ihtarname ile tanınan süre içerisinde ödemediğinden bahisle kiralananın tahliyesini istemiştir. Temerrüt ihtarnamesi olarak dayandığı ihtarlı ödeme emrinin davalıya 23.10.1997 tarihinde tebliğ olunduğu, 1997/4674 sayılı takip dosyasındaki tebliğ evrakı ve zabıtnameden anlaşılmaktadır. Dava ise BK 260. maddesinde öngörülen 30 günlük süre dolmadan 19.11.1997 tarihinde açıldığına göre dava tarihi itibariyle temerrüt olgusunun gerçekleştiği kabul edilemez. Bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde tahliye kararı verilmesi hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 25.5.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy