(818 S. K. m. 73, 91, 257, 260) (6570 S. K. m. 7)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesi ve ödenmeyen kira alacağının tahsili ile icraya yapılan itirazın iptali istemlerine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş ve hüküm davacı vekili tarafından temyiz olunmuştur.
B.K. 260. maddesi uyarınca temerrüt sebebine dayalı tahliye davasını kiralayanın açması gerekir. Kiralayan durumunda olmayan malik veya kiralananı sonradan iktisap eden kimsenin önceden kiracıya ihbar göndererek malik olduğunu, kira bedellerinin bundan sonra kendisine ödenmesini istemesi bu sonuçsuz kalırsa şartlara haiz temerrüt ihtarı tebliğ ettirmesi ondan sonra dava açması gerekir. Dava hakkına ilişkin bu hususun mahkemece kendiliğinden gözetilmesi icap eder. Kiracıya tebliğ edilen ihtarın yasal şartları taşıması, istenen kira parasının muaccel olması ve bu kira bedelinin en az verilen otuz günlük süre içinde ödenmemiş olması gerekir. Kira parası götürülüp kiralayanın ayağında ödenmesi gereken borçlardan olduğundan ona götürülerek elden verilmesi veya masrafı kiracıya ait olmak şartıyla konutta ödemeli olarak gönderilmesi gerekir. Buna uygun olmayan ödemeler yasal değildir. Ancak buna aykırı bir ödeme teamülü taraflar arasında yerleşmişse ona uygun ödemede geçerli sayılır. Kiracı veya kiralayanın temerrüdü bu esaslara göre çözümlenir.
Olayımızda: Davanın dayanağı olan sözleşme eski malikle davalı arasında 1.1.1996 başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli olup her ayın 17. günü nakden ve defaten bankaya ödeme yapılacağı özel şartlar 2. maddesinde de bir ayın kirasının ödenmemesi halinde sonraki kiraların muaccel olacağı kararlaştırılmıştır. Davacı kiralananı 2.12.1997 tarihinde satın almış ve 4.12.1997 tarihinde tebliğ edilen ihtarla bu iktisabını davalıya bildirmiştir. Davacı daha sonra 9.12.1997 tarihinde keşide edilen ihtarla kiraların ödeneceği banka hesabını ve ödenmesi gereken kira miktarını bildirmiş ise de bu ihtar davalıya usule uygun şekilde teslim edilmemiş ve davalı da bu ihtarı almadığını, ancak kira paralarını davacının ev adresine gönderdiğini fakat kiranın az bulunup alınmadığını ve iade edildiğini bildirerek 17.12.1997 tarihli ve 1010 milyon liranın gönderildiği PTT makbuzu ile 19.1.1998 tarihli 16.500.000 TL'nin gönderildiği PTT makbuzunu ibraz etmiştir. Her iki göndermede konutta ödemeli yapılmıştır. Bu durumda 1997 Aralık kirası yönünden temerrüt oluşmamıştır. Ocak 1998 kirası açısından ise; yazılı sözleşmede ödeme günü her ayın 17. günü olarak belirlenmiş ve davalı bu ayın kirasını 19.1.1998 tarihinde muaccel olduktan sonra göndermiştir. Bu nedenle bu ayın kirasının zamanında ödenmemesi üzerine dönem sonuna kadar olan tüm kiralar muaccel olmuştur. Bu durumda davalıya ödeme yerini bildirir ihtarnamenin usulüne uygun tebliğ edilmemesi sözleşmedeki muacceliyet şartını ortadan kaldırmaz. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi:
Usul ve yasaya uygun bulunmadığından hükmün bozulması icap etmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK. nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 15.06.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy