(743 S. K. m. 658, 659)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan şuf'a davasına dair karar davacı, katılanlar ve tereke temsilcisi tarafından süresi içinde duruşmalı olarak temyiz edilmiş ancak davetiye masrafları olmadığından duruşma isteminin reddine karar verildikten sonra dosyadaki bütün kâğıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava şuf'alı payın iptali ile davacı adına tescili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı, katılanlar ve tereke temsilcisi vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Davacı Hüseyin vekili davacının miras bırakanı S'ın paydaş olduğu 52 parsel sayılı taşınmazdan davalı A'ın 1.6.1995 tarihinde satın aldığı 1/2 payın şuf'a nedeniyle iptali ile adına tescilini talip etmiş, yargılama S tereke temsilcisi sıfatıyla B tarafından yürütülmüştür. Dava konusu pay 1.6.1995 tarihinde davalıya satılmış ve dava satıştan itibaren bir aylık süre içerisinde açılmıştır. Taraflar arasındaki asıl uyuşmazlık şufalı payın gerçek satış bedelinin ne kadar olduğu noktasında toplanmaktadır. Dava satışı izleyen bir ay içerisinde açıldığından, satıştan çok uzun süre sonra açılan davalarda ileri sürülüp tartşılmakta bulunan davaya kadar geçen süre içerisinde enflasyon gibi objektif nedenlerle değer artışlarının nazara alınması gerektiği yolundaki görüşlerin olayda uyulama yeri bulunmamaktadır. Bu itibarla tapudaki miktarı kapsar şekilde şuf'a bedelinin depo edildiği de nazara alınıp o miktarla hakkın tanınmasına karar vermek gerekirken fazla bedelin yatırılmadığı gerekçesiyle davanın reddi hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK'nun 428. maddesi uyarınca hükmün (BOZULMASINA) ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 14.09.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy