(818 S. K. m. 260)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye-alacak davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kâğıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava temerrüt nedeniyle tahliye ve alacak istemidir. Mahkemece tahliyeye ve alacağın tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Kiralanana ait sözleşme kiracı ile kiraya veren B.T. ve N.Ü.arasında imzalanmıştır. N.Ü.'in dava ve ihtar tarihinden önce öldüğü dosyadaki belgelerden anlaşılmaktadır. Kiracı hakkındaki 27.1.1997 keşide tarihli takip sadece B.T. tarfından yapılmış, gönderilen ihtarlı ödeme emri de B.T. adına düzenlenmiştir. İhtar veya ödeme emrinin sonuç doğurabilmesi için kiralayanların tümü tarafından gönderilmesi gerekir. İhtarnamedeki bu eksikliğin sonradan tamamlanması mümkün bulunmadığından usulüne uygun bir ihtarın varlığından söz edilemez. Bu nedenle davacının tahliye talebinin reddine karar vermek gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
Diğer taraftan davacı ödenmeyen aylar kira paralarının tümünü istemiş mahkemece de isteğe uygun karar verilmiştir. Davacının ancak kendi payına düşen kira bedelini isteyebileceği dikkate alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi de hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK'nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 24.9.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy