(818 S. K. m. 256)
Dava: Mahalli Mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı Tahliye davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava akde aykırılık nedeniyle kiralananın tahliyesi isteğine ilişkindir. Mahkemece istem gibi karar verilmiş v ehüküm davalı vekili tarafından temyiz olunmuştur.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, akde aykırılık olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği noktasındadır. Davacı, davalı şirketin bitişikteki dükkanla, kiralanan arasındaki duvarı kaldırıp birleştirdiğini iddia akde aykırılık oluştuğunu ileri sürüp bu davayı açmıştır.
Borçlar Kanunu'un 256. maddesine göre kiracı kiralananı kullanırken tam bir ihtimam dairesinde davranmak zorundadır. Bu mükellefiyete uymayan kiracıya belli süre zarfında akde aykırılığı gidermesi ve eski hale getirmesi için ihtar gönderilip, muhalefe devam ettiği takdirde kiralayanın akdin feshini talep etme hakkı bulunmaktadır.
Davaya konu kira sözleşmesi, davacı ile davalı Z. Elektrik Limited Şirketi arasında düzenlenmiş, 25.3.1997 keşide tarihli ihtar ise kiracı şirket adına değil Z. Ö. adına çıkarılıp tebliğ edilmiştir. Bu şahsın şirketin temsilcisi olması da ihtara yasal içerik ve geçerlilik kazandırmaz. Bu durumda usule uygun, süreli bir ihtar bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi,
Usul ve Yasa'ya uygun bulunmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün (BOZULMASINA) oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy